Avrupa'da ihtilaller dönemi (1789-1848) ve mutlak monarşinin çöküşü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yakınçağ Tarihi (Yl), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERCAN EMİR

Danışman: Orhan Yazıcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Teorik ile pratiğin buluştuğu ve böylece değişimin başladığı 19. yüzyıl Avrupası, pek çok açıdan devrim niteliği taşımaktadır. Mevcut düzene karşı yapılmış olan ciddi eleştiriler ve yeni bir düzen tahayyülü, ancak toplumsal bir katılım ile gerçekleşme zemini bulmuştur.1789 Fransası'nda mahallî bir direniş olarak başlayan bu süreç, çağdaş diğer devletleri tehdit eder boyutlara ulaşması ile 1848 yılına değin sürecektir. Zira bu süreç eski düzenin, yeni düzene karşı göstermiş olduğu sert mukavemetin yanı sıra, Fransa'nın iç dinamikleri ve toplumsal bilincin yaşamış olduğu eski ile yeni arasındaki dilemma sebebiyle de oldukça uzamıştır. Özellikle Napolyon Bonapart dönemi, mevcut dönüşümün meydana getirmiş olduğu buhran ile beraber, coğrafyanın önde gelen devletleri arasındaki hegemonya mücadelesini savaş meydanlarına taşıyacaktır. Zamanla tüm Avrupa'ya yayılacak olan bu kanlı buhran sonrası ihtilal karşıtı bloğun aldığı önlemler, değişime engel olamamıştır. Zira 1830-1848 arası dönem, 1789'da patlak veren ihtilalin başarıyla sonuçlandığı bir evre mahiyetindedir. Fransız İhtilali; fikirsel açıdan çok güçlü bir alt yapıya sahip, farklı ideolojik yaklaşımların yol gösterdiği, ulus kimliğinin ön plana çıktığı ve başka bir deyişle "ulus-devlet" anlayışının imparatorluk algısına karşı kazanmış olduğu mutlak bir zaferdir. Modern dünya toplumlarına has birçok temel motivasyonun belirdiği bu dönem, devrimler tarihinin en önemli safhalarından biri olmuştur.