ARAP AKINLARINDAN MOĞOL İSTİLASINA KADAR SİSTÂN'DA TÜRKLER
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NUR AKBAŞ
Danışman: Murat Zengin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde İran ve Afganistan arasındaki sınır eyaletinin adı olan Sistân, tarihte daha geniş sınırlarıyla önemli bir yere sahiptir. Bölgeye Sistân'dan başka Horasan'ın güneyinde bulunması sebebiyle Farsçada öğle vakti anlamına gelen Nimrûz ve M.Ö. II. yüzyılda bölgeye gelen Sakaların bir kolu olan Drangianalara nisbetle eski Avesta dilinde göl, deniz anlamına gelen Zarangai/Zerenc adının verildiği bilinmektedir. Adını tarihte M.Ö. VIII. yüzyılda hüküm süren Sakalardan aldığı bilinen Sistân ile ilgili efsanelerde kuruluşunun M.Ö. 3000li yıllara dayandığı ifade edilse de tam manasıyla bir yerleşim merkezine dönüşümü, M.Ö. II. yüzyılda Sakaların bu topraklara itilmesiyle mümkün olmuştur. Büyük Hun Devleti'nin parçalanmasından sonra batıda Sistân sınır olmak üzere Ceyhun'un güney topraklarına doğru bir Türk muhaceretinin yaşandığı bilinmektedir. Bu yığılmanın akabinde kurulan Akhunlar, bünyesinde pek çok Türk boyunu barındıran bir konfederasyon olarak görülmektedir. Miladî VI. yüzyılda Göktürklerin tarih sahnesine çıkmasıyla Akhunlar, bölgede etkin rolünü ve topraklarını kaybetmiştir. Ancak bu toprakların Göktürklerin hakimiyet merkezine olan uzaklığı ve dağınık halde bulunan Akhun bakiyelerinin çok sayıda devlete bölünmesi, VII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu grupların bağımsız hareketlerine sebep olmuştur. Aynı dönemde başlayan Arap akınlarında karşılarına ilk çıkan muhalif siyasi teşekkülün Sistân'da hüküm süren Akhun bakiyesi Halaç Türklerinden Türk Şâhîler olduğu bilinmektedir. VII-IX. yüzyıllar arasında bu devletin ortadan kaldırılmasından sonra Sistân'da İran asıllı oldukları bilinen yerel hanedanlar ortaya çıkmıştır. Bu hanedanlardan olan Tâhirîler ile Saffârîlerin mücadelesi sırasında, aynı dönemde diğer iki hakimiyete nazaran daha güçlü olan Samanîler de Sistân'da söz sahibi olmuştur. Bölgede daha sonraki dönemde ise Gaznelilerin ve özellikle Sultan Mahmud'un etkili olduğu bilinmektedir. Selçuklular döneminde ise Sistân, hanedan üyeleri arasında siyasi krizlere yol açmıştır. 1157'de Selçukların yıkılışından sonra bölge, Gûrlular ve Harizmşâhların hakimiyetine geçmiştir. Daha sonra neredeyse bütün dünyayı kasıp kavuran Moğol istilasından Sistân da nasibini almıştır. Moğol yıkımından sonra bölgede yerel hanedanların yönetimi olarak bilinen Nimrûz Melikleri dönemi başlamıştır.