Yeni nesil haberleşme sistemlerinin elektromanyetik uyumluluk problemlerinin incelenmesi ve modellenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektrik-Elektronik Mühendisliği (Dr), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TEOMAN KARADAĞ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): TEYMURAZ ABBASOV

Özet:

Bu çalışmada metropol bölge olan Malatya (Türkiye) şehir merkezi ve yakın bölgelerinde bulunan baz istasyonlarının ve diğer yüksek frekanslı elektromanyetik alan kaynaklarının yaydıkları alan şiddetinin, uzun süreli ve periyodik ölçüm ve izlenimi yapılmış, sonuçları değerlendirilmiş ve çizilen elektromanyetik uyumluluk haritaları sunulmuştur. Yoğun yaşam ve çalışma bölgeleri olarak radyolink sahası, tıp merkezi ve üniversite yerleşkesinde anlık, periyodik ve sürekli ölçümlerle elektromanyetik alan şiddetinin ve güç yoğunluğunun değişim trendi, en yüksek ve en düşük değerleri belirlenmiş, bölgesel olarak elektromanyetik uyum haritaları çizilmiştir. Ölçüm ve izleme sürecinde bölgedeki baz istasyonu sayısının %60'lık artışıyla; buna bağlı olarak elektromanyetik alan şiddetinin ortalama değerinin %210, en yüksek değerinin ise %200 civarında artmasına sebep olmuştur. Elektromanyetik alan seviyesinin anlık kontrolünün yapılması için Türkiye'de ilk olarak MonitEM sürekli ölçüm ve izleme sistemi uygulanmış ve 200.000.000'dan fazla elektromanyetik alan şiddeti ölçüm sonuçları uluslararası veri merkezinin paylaşım ağına dâhil edilmiştir. ANN ve MLRS yöntemleri kullanılarak ortamın iklim koşullarının (sıcaklık, nem, güneş radyasyonu) ve iletişim trafiğinin (Erlang) değerlerini göz önüne alan elektromanyetik alan şiddetinin tahminine yönelik bir modelleme yapılmıştır. Elde edilmiş ölçüm sonuçlarının şimdilik, uluslararası (ICNIRP) ve ulusal (BTK) elektromanyetik alan güvenlik standartlarına göre limit değerlerin altında olduğu belirlenmiştir. GSM & UMTS baz istasyonları antenlerinin yaydıkları elektromanyetik alanın yakın ve uzak bölgelerdeki değişimlerini ve maruziyetini belirlemek için karakteristik empedans yöntemi teorik modeli geliştirilmiştir. Teorik modelin ve deney sonuçlarının iyi uyum sağladığı gözlenmiştir.