Demokrat Parti'nin siyasetin demokratikleşmesi ve otoriterleşmesine etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER TAYLAN

Danışman: Gökhan Tuncel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye'yi 27 yıl otoriter bir anlayışla tek başına yönetmiş ve bu doğrultuda anti-demokratik yasa ve uygulamalara başvurarak toplum üzerinde sosyo-politik açıdan bir huzursuzluk meydana getirmiştir. Ayrıca İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan iki kutuplu (Amerika Birleşik Devletleri-Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) dünya düzenine kayıtsız kalamayan CHP, tercihini Amerika Birleşik Devletleri'nden yana kullanarak demokratikleşme yolunda ilk adımını atmak zorunda kalmıştır. Bu adım, CHP içinden kontrollü bir muhalefetin çıkması şeklinde dile getirilmiştir. Ancak bu tartışmaya kuruluş aşamasında hiç girmeyen muhalefet, Demokrat Parti (DP) adıyla siyasi bir parti kurmuştur. DP, 1946-1950 tarihleri arasında demokratik talepleri ciddi bir şekilde dillendirerek, siyasete demokratik bir ivme kazandırmıştır. Bu sayede DP, CHP'nin politikalarına karşı ve/ya tepkili olan geniş bir kesimin desteğini elde ederek 14 Mayıs 1950 genel seçimlerini kazanmış ve tek başına iktidar olmuştur. Nitekim bu başarısını 1954 ve 1957 genel seçimlerinde de sürdürmüştür. Ancak 27 Mayıs 1960 tarihinde ordu yönetime el koyarak DP'nin iktidarı son bulmuştur. Yapılan bu çalışmada DP'nin, siyasetin yasal ve işlevsel açıdan demokratikleşmesine ve otoriterleşmesine etkisi incelenmiştir. Bu noktadan hareketle demokratikleşme ve otoriterleşme kavramlarının teorik çerçevesi oluşturulmuş ve bu çerçeve üzerinden DP'nin muhalefette ve iktidarda iken eylem ve söylemleri nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum çalışması ekseninde etüt edilmeye çalışılmıştır.