Sosyal değişme sürecinde alevilik (Ankara örneği)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji (Dr), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HULUSİ YILMAZ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): TANER TATAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alevîlik, İslâm inancı, Türk Tasavvuf anlayışı ve Eski Türk kültürünün özelliklerine göre şekillenmiş, dinî, siyasî ve toplumsal nedenlerden dolayı kapalı cemaat yaşamı içinde kurumlaşmış dinî bir yapılanmadır. Kapalı toplum, üyelerine, inançlarının hakikat olduğu hissini verir ve bunun kutsallığından şüphe ettirmez. Saf imanla dinî inançlara bağlılık, onların kutsallığını ve doğruluğunu sorgulamayı akla getirmez. Muharrem ayında bir Alevî dedesinin, Kerbela'da şehit edilen Hz. Hüseyin'i anarken, gözyaşları içinde ruhunu teslim etmesi saf bir imana işaret eder. Yine bir Alevînin Ehl-i Beyt için gözyaşı dökmesi de saf bir imandır. Ama aynı Alevî'nin bundan sonraki hayatında hangi ?don?da geleceğini merak ettiğini söylemesi de saf bir imanın göstergesidir.Sözün özü, Alevîlik kapalı toplumsal hayatında bireylerinin ruhî tatminini sağlayan, geliştirdiği toplumsal kurumlarla hayatını düzenleyen bir dinî yapılanmadır. İnançların sorgulanmadığı ve buna gerek de duyulmayan bu dinî sosyal yapı modernleşmeyle birlikte sarsıntıya uğramıştır.Modernleşmeyle birlikte anılan kentleşme, rasyonelleşme, bireyselleşme gibi kavramlar, Alevîliğin, çok hızlı bir sosyal değişme sürecine girmesine neden olmuştur. Modernlik, tehdit eden yapısıyla her geçen gün Alevîliğin kutsallığını yok etmektedir. Kentleşme süreciyle Alevî inançları saf iman objeleri olmaktan çıkmış, tarihi-folklorik unsurlar olarak algılanmaya başlanmıştır. Genç kuşak Alevîlerin bunlardan ruhî tatmin yaşadığını söylemek zordur.Günümüzde genç kuşak Alevîlerin uzman olarak gördüğü insanlara en çok sorduğu sorular Alevîlik nedir? En doğru biçimde hangi kaynaktan öğrenebilirim? Alevîler camiye gitmeli mi? Namaz kılmalı mıyız? Ramazan orucu tutmalı mıyız? Gibi sorulardır. Dikkat edilirse bu soruların altında biz niçin farklıyız? Sorusu yatmaktadır. Geleneksel Alevîliğin verdiği cevaplardan tatmin olmayan genç kuşak Alevîlerin bu konuda sağlıklı bilgi edinme arayışları halen devam etmektedir