Türkiye'de Laiklik ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Laiklik anlayışı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (Yl), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAMİ ZARİÇ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): GÖKHAN TUNCEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Cumhuriyet Türkiye'sinde hakkında en fazla konuşulan problem alanlarından biri din ve politika ilişkisidir. Bu tartışmaların odağını da, "laiklik" ilkesinin anlamı ve Türkiye'ye özgü pratiği oluşturmaktadır. Türkiye'de 3 Kasım 2002 tarihinde gerçekleştirilen genel seçim sonuçlarıyla adeta bir kırılma yaşanmıştır. Bu seçim sonucuyla beraber Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı dönemi başlamış ve böylece Türk siyasal hayatında oldukça önemli izler bırakacak bir partinin iktidar dönemi başlamıştır. Laikliğin ne olduğu, içeriği ve kapsamı hakkında herkesçe kabul edilen ortak bir anlayışa varmak bugüne kadar mümkün olamamıştır. Batı örneklerinde iki ana laiklik modeli olduğu söylenebilir: Dışlayıcı laiklik (Fransız tipi) ve pasif laiklik (Amerikan tipi). Bu iki modelden dışlayıcı laiklik dini kamusal alandan bütünüyle çıkarmak ve onu özel alanla sınırlamak için devletin "dışlayıcı" bir tutum izlemesi gerektiğini savunmaktadır. Pasif laiklikte ise devlet, dinin kamusal görünürlüğüne göz yumarak daha "pasif" bir pozisyon almasını talep etmektedir. Bu çalışma kapsamında Ak Parti'nin laiklik anlayışı iktidara geldiği yıl olan 2002'den Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlık görevini bırakmasına kadar olan süreçte incelenmiştir. Her ne kadar başta kurucu lider Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere lider kadronun çoğu Milli Görüş kökenli olsa da partinin laiklik yaklaşımı Milli görüş partilerinden farklılık göstermiştir. Bu açıdan kuruluşundan iktidarının halen sürdüğü 2016 yılı ortalarına kadar Ak Parti'nin laiklik konusunda katı bir yaklaşımı tasvip etmediği ve laikliğe kökten karşı çıkmayıp kamusal alanda dinin görünürlüğü konusunda daha toleranslı bir yaklaşım benimseyen pasif laiklik anlayışını benimsediği ortaya çıkmaktadır. Zaten Ak Parti kamuda başörtüsüne özgürlük, üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması vb. icraatlarında da bunu göstermiştir.