Türkiye Selçuklularından Akkoyunlu hakimiyetine kadar Ahlat şehri (1230-1467)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF KOCAKAPLAN

Danışman: Murat Zengin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tarihsel geçmişi Paleolitik çağlara kadar 62uzanan Ahlat şehri birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Şehir, Urartular ile iskana açılmış ve Persler dâhil birçok önemli devletin hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Ahlat, Asya'dan Anadolu'ya uzanan güzergâh üzerinde bulunması, bereketli topraklara ve verimli su kaynaklarına sahip olması gibi özellikleriyle tarihin her döneminde bölgedeki büyük güçlerin dikkatini çekmiştir. Bizans'ın doğudaki son güç merkezi olan Ahlat, Malazgirt Meydan Muharebesinden hemen önce Türkler tarafından ele geçirilmiştir. Sökmenşahların bölgeye gelişiyle müreffeh bir şehir konumuna yükselmiş Ahlat, döneminin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. 1207'de Eyyûbîlerin hakimiyetine geçen şehir, bu parlak dönemini bir süre daha devam ettirmiştir. Ahlat şehri Gürcü ve Ermeni prenslerinin sürekli hakimiyet kurmak istediği bölgelerden biri iken 1229'da Celâleddîn Harzemşah'ın istilasıyla eski ihtişamını kaybetmiştir. Türkiye Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad'ın Yassıçemen'de Celâleddîn Harzemşah'ı mağlup etmesi ve şehri Selçuklu bünyesine katması Ahlat'ın yeniden güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Sinaneddîn Kaymaz ve Kemâleddîn Kamyar ile yeniden başlatılan iskân ve imâr faaliyetleri sonuç vermiş ve şehir eski ihtişamlı günlerine dönmeye başlamıştır. Fakat bu süreç çok uzun sürmemiştir. Celâleddîn Harzemşah'ı takiple Doğu Anadolu'ya gelen Moğollar, Ahlat'ın bir daha düzelmemesine neden olacak büyüklükte tahribatlar gerçekleştirmişlerdir. 1243 Kösedağ Savaşıyla birlikte şehir, Moğollar tarafından Gürcü kumandanın kızı Melike Tamta'ya verilmiştir. Bu tarihten İlhanlıların bölgeye gelişine kadar şehir, Moğol ve Harezm bakiyelerinin tahribat alanına dönüşmüştür. Hülâgû'nün batı seferiyle birlikte Ahlat ve Van Gölü havzası İlhanlı beylerinin merkezden atadığı valiler vasıtasıyla yönetilmiş, şehir bir eyalet merkezi haline bu dönemde dönüştürülmüştür. İlhanlılar döneminde şehir ekonomik ve kültürel bakımdan önemini bir süre daha korumuştur. 1336'da son İlhanlı Hükümdarı Ebû Said Bahadır Han'ın ölümüyle şehir, Celayirliler ve daha sonra yerli emirler ile Kürt beyleri arasında el değiştirmiştir. Her ne kadar kısa bir süre Ahlat şehri Timur tarafından zaptedilmiş olsa da Timur'un çabaları Ahlat'ta hakimiyet kurması için yeterli olamamıştır. Karakoyunluların Van Gölü havzasında Erciş, Aladağ ve Ahlat'ı ele geçirmeleri Timur'un haleflerinden Şahruh Mirza ile Karakoyunlu Kara Yusuf'u karşı karşıya getirmiştir. Uzun süreli mücadelelerin ardından harap olan şehir, eski önemini yitirmiş ve önce Akkoyunlu Uzun Hasan daha sonra da Safeviler kontrolüne girmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahlat, Türkiye Selçukları, İlhanlılar, Timur, Karakoyunlular.