Periapikal Lezyonlu Persistant Süt Dişinin Mta (Mineral Trioxide Aggregate) İle Endodontik Tedavisi


Tiryakioğlu Yıldırım E. N., Vural H.

Çocuk Diş Hekimleri Derneği 1. Bilimsel Kongresi, İstanbul, Türkiye, 23 - 25 Mayıs 2025, ss.183, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.183
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

AMAÇ: Daimi dişlerin konjenital eksikliği, dental gelişim sürecinde sık karşılaşılan bir anomalidir.

Böyle durumlarda kök ve kron yapısı sağlam olan süt dişlerinin uzun süre ağızda tutulması,

fonksiyonel ve ortodontik açıdan büyük önem taşır. Bu durum, ark uzunluğunu koruyarak protetik

ya da ortodontik müdahale ihtiyacını azaltabilir. Bu olgu raporunda, daimi diş germinin

bulunmadığı ikinci süt molar dişin MTA (mineral trioxide aggregate) ile tedavisi ve uzun dönem

takibi sunulmaktadır.

OLGU SUNUMU: 8 yaşındaki erkek hasta, sağ alt süt molar bölgesinde şişlik ve ağrı şikâyetiyle

başvurmuştur. Klinik muayenede 85 numaralı dişin apikalinde fistül ve perküsyon hassasiyeti,

radyografik incelemede ise periapikal radyolüsensi ve ilgili daimi diş germinin yokluğu

saptanmıştır. Bu bulgular mandibular sağ ikinci premoların konjenital eksikliğini (agenezis)

göstermiştir. Endodontik tedavi sürecinde, rubberdam izolasyonu altında kanal preparasyonu

yapılmıştır. Kanalların NaOCl ve salin ile irrigasyonunun ardından tam kurutulamadığı için kanal

içi medikament olarak Ca(OH)₂ uygulanmış ve geçici dolgu ile kapatılarak hastaya 2. seans için

randevu verilmiştir. 2 hafta sonra kanal içi medikament temizlenmiş, %5.25 NaOCl ile irrigasyon

ve final salin irrigasyon sonrası kanallar MTA ile doldurulmuştur. Tedavi sonrası dişe kompozit rezin

restorasyon uygulanmış, ardından paslanmaz çelik kron ile tedavi tamamlanmıştır. 3., 6. ve 12. ay

kontrollerinde dişin asemptomatik olduğu ve apikal iyileşmenin sağlandığı gözlemlenmiştir.

SONUÇ: Daimi diş gelişimi olmayan vakalarda süt molarların tedavisi dikkatli klinik yaklaşım

gerektirir. Periapikal enfeksiyon varlığında dahi, uygun protokollerle bu dişlerin ağızda uzun süre

tutulması mümkündür. Bu bağlamda, biyouyumlu yapısı, sızdırmazlığı ve doku iyileşmesini

destekleyen etkileri nedeniyle MTA, ideal bir kök kanal dolgu materyali olarak öne çıkmaktadır.

Ayrıca, koronal restorasyonda paslanmaz çelik kronların kullanımı, dişin uzun süre fonksiyonda

kalmasını sağlayarak ortodontik ve protetik ihtiyaçları azaltan, fonksiyonel yönden tatmin edici bir

çözüm sunar.