9. Uluslararası 27. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, Antalya, Türkiye, 10 Aralık 2025, ss.152-153, (Özet Bildiri)
Giriş ve Amaç
Hipertansiyon (HT), genetik yatkınlık ve çevresel etkilerle birlikte böbrek sodyum-su tutulumu, sempatik aktivasyon ve damar yeniden yapılanması gibi fizyolojik mekanizmaların etkileşimi sonucunda gelişen; kalıcı sistemik kan basıncı (KB) yüksekliği ve hedef organ hasarıyla seyreden bir durumdur. HT, tüm nedenlere bağlı morbidite-mortalitenin en önemli değiştirilebilir belirleyicilerindendir; yüksek sistolik KB dünya genelinde her yıl yaklaşık 10,8 milyon önlenebilir ölüme ve yaklaşık 235 milyon DALY yüküne yol açmaktadır. Büyük depremler, özellikle ağır etkilenen bölgelerde KB’yi artırabilen güçlü çevresel stresörlerdir ve kronik hastalığı olanlarda bu artış daha belirgin olabilir. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası Malatya’da çok sayıda kişi konteyner kentlere yerleşmiştir. Geçici barınma koşulları; yaşlılık, HT öyküsü, uyku bozuklukları, sirkadiyen ritim bozulması, sağlık hizmetlerindeki aksamalar ve antihipertansiflerin kesilmesi/düzensiz kullanımı gibi etmenlerle KB kontrolünü zorlaştırabilir. Bu çalışma, Malatya’daki konteyner kentlerde yaşayan yetişkinlerde hipertansiyon prevalansını ve ilişkili risk faktörlerini araştırmayı amaçlamaktadır.
Gereç ve Yöntem
Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki çalışma 16 Haziran–31 Temmuz 2025 tarihleri arasında Malatya il merkezinde afet sonrası kurulmuş ve sağlık hizmeti verilen 8 konteyner kentte (Battalgazi Teknokent, Battalgazi Malet, Yeşilyurt Manas, Yeşilyurt MİAD, Yeşilyurt Rönesans, Yeşilyurt Mabek, Yeşilyurt Yeni Hayat, Yeşilyurt İkizce) yürütüldü. Evreni bu konteyner kentlerde kayıtlı 27.997 yetişkin oluşturdu. Örneklem büyüklüğü evreni belli olan örneklem formülü ile; %95 GA, tasarım etkisi=2 ve Türkiye HT prevalansı %31,2 kabul edilerek en az 653 olarak hesaplandı. İki aşamalı örnekleme kullanıldı: (i) tabakalı örnekleme ile her konteyner kente nüfus oranına göre örneklem paylaştırıldı, (ii) her tabakada güncel ikametçi listeleri üzerinden basit rastgele örnekleme ile katılımcılar belirlendi. Yüz yüze yapılandırılmış anket ile sosyodemografik özellikler, HT ve kronik hastalık öyküsü, ilaç kullanımı, yaşam tarzı (tütün, fiziksel aktivite, tuz tüketimi), uyku düzeni ve psikososyal durum değerlendirildi. Ağırlık kalibre dijital tartı ile, boy portatif stadiyometre ile ölçüldü; VKİ hesaplandı. Kan basıncı, doğruluğu onaylanmış Omron M7 Intelli IT dijital üst kol cihazıyla standart protokole uygun olarak; 5 dk dinlenme sonrası, uygun manşonla, 2 dk arayla iki ölçüm alınıp ortalaması kaydedilerek ölçüldü. Veriler IBM SPSS Statistics v22.0 ile analiz edildi; tanımlayıcı istatistikler, uygun karşılaştırma testleri, korelasyon; sürekli değişkenler için doğrusal regresyon ve çok değişkenli lojistik regresyon uygulandı. Anlamlılık p<0,05 kabul edildi. Etik onay İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu’ndan alındı (2024/6815); tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındı.
Bulgular
Katılımcıların yaş ortancası 45,0 (33,0-60,0) yıl olup %60,9’u kadındı. Vücut ağırlığı ortancası 74,0 kg (65,0-85,0), boy ortancası 164,0 cm (158,0-172,0) ve VKİ ortancası 26,99 (23,96-31,17) idi. Geniş VKİ sınıflamasına göre fazla kiloluluk %35,1 (n=230) ve obezite toplam %31,6 (Sınıf I: %19,2; Sınıf II: %8,5; Sınıf III: %3,8) olarak saptandı. Ortanca SKB 120,0 (109,0-131,0) mmHg, DKB 79,0 (72,5-86,0) mmHg ve ortalama arter basıncı 92,5 (85,5-100,7) mmHg idi. Kan basıncı sınıflaması ESC 2024 ve ACC/AHA 2017 kılavuzlarına göre ayrı ayrı değerlendirildi. ESC 2024’e göre katılımcıların %13,0’ı normal (<120/<70), %66,0’ı yükselmiş (SKB 120-139,9 veya DKB 70-89,9) ve %21,1’i hipertansiyon (SKB ≥140 ve/veya DKB ≥90) grubundaydı. ACC/AHA 2017’ye göre dağılım; normal %36,2, yükselmiş %11,1, evre 1 HT %31,6 ve evre 2 HT %21,1 idi. Konteyner kentte yaşama süresi ortancası 30,0 (26,0-30,0) ay; konut içinde kişi sayısı 3,0 (2,0-5,0) idi. Katılımcıların %69,6’sı konteynerda yaşamanın sağlığı kötü etkilediğini düşündüğünü belirtti. Deprem sonrası sağlık hizmetlerine erişimde zorluk bildirenler %31,5; stres düzeyinin arttığını belirtenler %76,5; uyku kalitesinin kötüleştiğini ifade edenler %58,9 idi. Deprem sonrası KB’nin yükseldiğini söyleyenlerin oranı %22,4’tü. Öz-bildirime göre hastalık sıklıkları: hipertansiyon %27,6; diyabet %20,8; kalp hastalığı %13,1; guatr %7,5; romatizmal hastalık %7,2; psikiyatrik hastalık %5,5; kanser %1,8. Düzenli ilaç kullananlar %45,0 idi; hipertansiyonu olanlarda düzensiz antihipertansif kullanım %14,4 bulundu. Hiç sigara içmemiş olanlar %52,0; eski kullanıcı %11,9; aktif kullanıcı %36,1 olup paket-yıl ortancası 12 (5-25) idi. Deprem öncesine göre fiziksel aktivitesi azalanların oranı %52,5’ti. Sağlık hizmetine erişimde bildirilen en sık engeller ulaşım (%27,9), randevu sorunları (%21,7) ve ekonomik güçlüklerdi (%15,4).
Sonuç ve Öneriler
Konteyner kentlerde hipertansiyon yükü belirgindir. Erken tanı, tuz azaltımı ve fiziksel aktivitenin desteklenmesi ile sağlık hizmetine erişimi güçlendiren hedefli müdahaleler önceliklendirilmelidir.
Anahtar Kelimeler: Afetler; Depremler; Hipertansiyon; Geçici barınma; Konteyner kent
Background and Objective
Hypertension (HTN) is a chronic condition characterized by persistently elevated systemic blood pressure (BP) and target-organ damage, arising from interactions between genetic susceptibility and environmental influences through mechanisms such as renal sodium-water retention, sympathetic activation, and vascular remodeling. HTN is among the most important modifiable determinants of all-cause morbidity and mortality; elevated systolic BP is estimated to cause approximately 10.8 million preventable deaths and about 235 million DALYs annually worldwide. Major earthquakes can act as powerful environmental stressors that may increase BP, particularly among individuals with chronic diseases. Following the 6 February 2023 Kahramanmaraş earthquakes, many residents in Malatya were relocated to container cities. Temporary housing conditions may complicate BP control through factors such as older age, prior HTN, sleep disturbances, circadian disruption, disruptions in health services, and discontinuation/irregular use of antihypertensive medications. This study aimed to investigate the prevalence of hypertension and associated risk factors among adults living in container cities in Malatya, Türkiye.
Materials and Methods
This cross-sectional descriptive study was conducted between 16 June and 31 July 2025 in eight post-disaster container cities in Malatya city center (Battalgazi Teknokent, Battalgazi Malet, Yesilyurt Manas, Yesilyurt MIAD, Yesilyurt Ronesans, Yesilyurt Mabek, Yesilyurt Yeni Hayat, Yesilyurt Ikizce). The source population comprised 27,997 registered adults. The minimum sample size was calculated using a finite population formula (95% CI, design effect=2, assumed national HTN prevalence=31.2%), yielding a required sample of at least 653 participants. A two-stage sampling strategy was used: first, stratification by container city with proportional allocation; second, simple random sampling within each stratum using up-to-date resident lists. A face-to-face structured questionnaire assessed sociodemographic characteristics, history of HTN and other chronic diseases, medication use, lifestyle behaviors (tobacco use, physical activity, salt intake), sleep patterns, and psychosocial status. Weight and height were measured using calibrated devices, and BMI was calculated. BP was measured with a validated Omron M7 Intelli IT upper-arm digital monitor following a standardized protocol (5-minute rest, appropriate cuff size, two measurements 2 minutes apart, mean value recorded). Data were analyzed using IBM SPSS Statistics v22.0. Descriptive statistics, appropriate group comparison tests, correlation analyses, linear regression for continuous outcomes, and multivariable logistic regression were performed. Statistical significance was set at p<0.05. Ethical approval was obtained from the Inonu University Scientific Research and Publication Ethics Committee (2024/6815), and written informed consent was obtained from all participants.
Results
The median age was 45.0 years (33.0-60.0), and 60.9% were women. Median weight was 74.0 kg (65.0-85.0), median height was 164.0 cm (158.0-172.0), and median BMI was 26.99 (23.96-31.17). According to broad BMI categories, 35.1% were overweight (n=230) and total obesity was 31.6% (Class I: 19.2%, Class II: 8.5%, Class III: 3.8%). Median SBP was 120.0 (109.0-131.0) mmHg, DBP 79.0 (72.5–86.0) mmHg, and mean arterial pressure 92.5 (85.5-100.7) mmHg. BP categories were evaluated separately using the ESC 2024 and ACC/AHA 2017 guidelines. Under ESC 2024, 13.0% were normal (<120/<70), 66.0% had elevated BP (SBP 120-139.9 and/or DBP 70-89.9), and 21.1% had hypertension (SBP ≥140 and/or DBP ≥90). Under ACC/AHA 2017, the distribution was: normal 36.2%, elevated 11.1%, stage 1 hypertension 31.6%, and stage 2 hypertension 21.1%. The median duration of living in container cities was 30.0 months (26.0-30.0), and the median household size was 3.0 (2.0-5.0). Most participants (69.6%) believed that living in a container negatively affected health. Difficulties in accessing health services after the earthquake were reported by 31.5%; increased stress by 76.5%; worsened sleep quality by 58.9%; and perceived BP increase by 22.4%. Self-reported disease prevalence was: hypertension 27.6%, diabetes 20.8%, heart disease 13.1%, thyroid disease 7.5%, rheumatic disease 7.2%, psychiatric disease 5.5%, and cancer 1.8%. Regular medication use was reported by 45.0%; among those with hypertension, irregular antihypertensive use was 14.4%. Never-smokers accounted for 52.0%, former smokers 11.9%, and current smokers 36.1%; the median pack-years was 12 (5-25). Physical activity decreased compared to pre-earthquake levels in 52.5%. The most frequently reported barriers to healthcare access were transportation (27.9%), appointment-related problems (21.7%), and financial difficulties (15.4%).
Conclusions
The burden of hypertension is substantial in container cities. Targeted interventions prioritizing early detection, salt reduction, promotion of physical activity, and improved access to health services should be strengthened.
Keywords: Disasters; Earthquakes; Hypertension; Temporary housing; Container cities