Mikro- ve Nanoplastiklerin Kişisel Bakım Ürünlerinde Kullanımı ve Toksikolojik Etkileri: Geleneksel Derleme
Literatür Eczacılık Bilimleri Dergisi, cilt.15, sa.1, ss.45-56, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Derleme
- Cilt numarası: 15 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.5336/pharmsci.2025-110050
- Dergi Adı: Literatür Eczacılık Bilimleri Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.45-56
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İnönü Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Mikro- ve nanoplastikler, boyutlarına göre sırasıyla 1 µm-5 mm ve 1-1.000 nm arasında değişen sentetik polimer parçacıklarıdır. Bu partiküller, kişisel bakım ürünlerinde (KBÜ) yaygın olarak kullanılmakta olup; peeling, diş macunu, kozmetik ve şampuan gibi çeşitli ürünlerde bulunmaktadır. Birincil mikroplastikler, doğrudan üretim süreçlerinden kaynaklanırken; ikincil mikroplastikler, daha büyük plastiklerin çevresel etkilerle parçalanması sonucu oluşmaktadır. KBÜ kaynaklı mikroplastikler, atık su sistemleri aracılığıyla su ekosistemine karışmakta, deniz canlılarında birikerek besin zinciri yoluyla insan sağlığına yönelik potansiyel riskler oluşturmaktadır. Günümüzde artan mikro- ve nanoplastik kirliliği, insan sağlığı ve ekosistem bileşenleri için ciddi bir tehdit hâline gelmiştir. KBÜ’lerden kaynaklanan mikro- ve nanoplastik maruziyeti; oral, dermal ve inhalasyon yollarıyla gerçekleşmektedir. Diş macunu ve ağız bakım ürünlerinin kullanımı sırasında yutulan mikroplastikler, bağırsak iltihabı ve bağırsak mikrobiyotasının bozulmasına neden olabilir. Dermal yolla uygulanan kozmetik ürünlerde bulunan mikro- ve nanoplastikler, cilt bariyerini aşarak oksidatif stres ve inflamasyonu tetikleyebilmektedir. Solunum yoluyla alınan mikroplastikler ise akciğer dokusunda birikerek solunum hastalıklarını şiddetlendirebilir. Mikro- ve nanoplastik maruziyeti hormonal bozukluklara, üreme toksisitesine, sitotoksisiteye, deoksiribonükleik asit hasarına ve kanser görülme riskinin artmasına neden olabilir. Mikroplastiklerin plasenta, anne sütü ve kan gibi dokularda tespit edilmesi, bu etkilerin nesiller arası aktarılabileceğini göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri, Güney Kore, Kanada ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkede, mikroboncuk içeren KBÜ’lerin üretimine yönelik kısıtlamalar getirilmiştir. KBÜ’de mikro- ve nanoplastik yerine biyolojik olarak parçalanabilen polimerler ve doğal alternatifler önerilmektedir. KBÜ’de bulunan mikro- ve nanoplastiklerin çevre ve insan sağlığı açısından oluşturduğu riskler göz önüne alındığında, bu incelemede hem sürdürülebilir alternatiflerin geliştirilmesinin gerekliliği hem de küresel düzeyde düzenleyici önlemlerin uygulanmasının önemi vurgulanmaktadır.
Micro- and nanoplastics are synthetic polymer particles that vary in size between 1 µm-5 mm and 1-1,000 nm, respectively. These particles are commonly used in personal care products (PCPs) and are found in various items such as exfoliants, toothpaste, cosmetics, and shampoos. Primary microplastics originate directly from production processes, while secondary microplastics are formed as a result of the breakdown of larger plastics due to environmental effects. Microplastics originating from PCPs enter the aquatic ecosystem through wastewater systems, accumulate in marine organisms, and pose potential risks to human health via the food chain. Today, the increasing micro- and nanoplastic pollution has become a serious threat to human health and ecosystem components. Exposure to micro- and nanoplastics from PCPs occurs through oral, dermal, and inhalation routes. Microplastics swallowed during the use of toothpaste and oral care products can cause intestinal inflammation and disrupt the intestinal microbiota. Micro- and nanoplastics in cosmetics applied dermally can cross the skin barrier, triggering oxidative stress and inflammation. Microplastics taken in through respiration may accumulate in lung tissue and worsen respiratory diseases. Exposure to micro- and nanoplastic may cause hormonal disorders, reproductive toxicity, cytotoxicity, deoxyribonucleic acid damage, and an increased risk of cancer. The detection of microplastics in tissues such as placenta, breast milk, and blood indicates that these effects can be transmitted across generations. In many countries, such as the United States, European Union member states, South Korea, Canada, and New Zealand, restrictions have been imposed on the manufacture of PCPs containing microbeads. Biodegradable polymers and natural alternatives are being recommended in PCPs instead of micro- and nanoplastics. Considering the risks micro- and nanoplastics in PCPs pose to the environment and human health, this review emphasizes both the necessity of developing sustainable alternatives and the importance of implementing regulatory measures on a global scale.