ERKEK PREDİYABETİK HASTALARDA SERUM ASPROSİN DÜZEYLERİNİN TİP 2 DİYABET GELİŞİMİNDEKİ ROLÜ


Creative Commons License

Sarı Beyazkaya M., Evren B., Apak A., Şahin İ.

62. ULUSAL DİYABET METABOLİZMA VE BESLENME HASTALIKLARI KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 15 - 19 Mayıs 2026, ss.223-226, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.223-226
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Prediyabet (PD),tip 2 diabetes mellitus (T2DM) gelişimi açısından yüksek riskli bir metabolik

durumdur.Asprosin, beyaz yağ dokusundan salgılanan ve hepatik glukoz üretimini artıran peptid yapılı bir

hormondur;insülin direnci ve iştah regülasyonunda rol oynadığı düşünülmektedir.Çalışmamızın amacı,

prediyabet tanılı erkek hastalarda serum asprosin düzeylerinin metabolik parametrelerle ilişkisini

değerlendirmek ve asprosinin erken tanıda potansiyel bir biyobelirteç olup olmadığını göstermektir.

YÖNTEM: Katılımcılardan açlık ve tokluk dönemlerinde alınan serum örneklerinde plazma asprosin düzeyleri

sandwich ELISA yöntemi ile ölçüldü.Klinik ve biyokimyasal veriler hasta dosyalarından elde edildi.İstatistiksel

analizler Statistical Package for The Social Science software version 22.0 programı ile yapıldı ve p<0.05

anlamlı kabul edildi.

BULGULAR: Çalışmamıza, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Polikliniğine 01.08.2020–01.03.2021

tarihleri arasında başvuran 25-60 yaş arası,Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği kriterlerine göre

PD tanılı 39 erkek hasta ile malignitesi olmayan, sigara ve alkol kullanmamış, oral anti diyabetik tedavi

almayan, düzenli spor yapmayan 38 sağlıklı erkek birey dahil edildi.PD ve kontrol grubunu oluşturan hastalar,

ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) değerine göre değerlendirildiğinde, her iki grubun da VKİ ortalaması

“kilolu” grubundaydı(30>VKI>25 kg/m2).PD ve kontrol grubu arasında açlık ve tokluk serum asprosin

düzeyleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0.058,p=0.081).Bununla

birlikte, her iki ölçümde de asprosin düzeylerinin kontrol grubunda daha yüksek seyrettiği gözlenmiştir.Ayrıca

açlık ve tokluk asprosin değerleri arasında anlamlı bir fark olmamasına rağmen tokluk durumunda asprosin

değerinin bir miktar azaldığı gözlemlenmiştir. Çalışmamıza dahil edilen tüm populasyon üzerinden yapılan

değerlendirmede açlık plazma asprosin düzeyinin; açlık kan şekeri,tokluk kan şekeri, HbA1c, Homeostatic

model assessment of ınsulin resistance (HOMA-IR),VKİ ve lipid paneli düzeyleriyle anlamlı bir korelasyon

gösterdiği tespit edilmemiştir.

TARTIŞMA VE SONUÇ: PD hastalarda yıllık diyabet gelişme ihtimalinin yaklaşık olarak %5-10 olduğu

belirtilmektedir. Bu hastalar erken tanınıp müdahale edilebilirse; T2DM ve komplikasyonlarını önleyebilmek

veya geciktirmek mümkün olabilir.Çalışmamızda PD erkek hastalarda serum asprosin düzeyleri sağlıklı

kontrollere kıyasla anlamlı farklılık göstermemekle birlikte daha düşük eğilimde saptanmıştır.Bu durum PD

hastalarında farklı mekanizmaların rol aldığını düşündürmektedir. Bu mekanizmaları aydınlatabilmek adına,

asprosinin PD teki tanısal ve prognostik değerinin netleştirilmesi için daha geniş örneklemli ve prospektifçalışmalara ihtiyaç vardır. Bulgularımız, asprosinin PD'ten T2DM'a geçiş sürecinde henüz tam aydınlatılmamış

metabolik yolaklara ışık tutabilecek umut verici bir biyobelirteç adayı olabileceğini düşündürmektedir.