Prematür ejekülasyon (PE) ve erektil disfonksiyon (ED), erkeklerde yaygın görülen cinsel işlev bozukluklarıdır. Bu çalışma, PE ve ED'li bireylerde antropometrik ölçümler ile cilt kıvrım kalınlığı (Skinfold Thickness - SFT) değerlerini karşılaştırarak bölgesel yağ dağılımı ile olan ilişkileri incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmaya 20–50 yaş arası toplam 90 erkek katılmış olup, katılımcılar ED (n=29), PE (n=28) ve kontrol (n=33) gruplarına ayrılmıştır. Etik onay ve bilgilendirilmiş onam alınmıştır. SFT ölçümleri şu yedi anatomik bölgeden yapılmıştır: triseps, biseps, subskapular, suprailiak, abdominal, uyluk ve göğüs. Triseps, biseps, suprailiak, subskapular ve uyluk bölgelerindeki SFT değerleri, hem ED hem de PE gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksekti (p < 0.05). Abdominal bölgede ise PE grubunun SFT değerleri, hem ED hem de kontrol gruplarından belirgin şekilde daha yüksekti (p < 0.05). Göğüs ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmasa da, bu bölge tüm gruplar arasında en tutarlı korelasyonları göstermiştir. Genel olarak, ED ve PE'li bireylerde sağlıklı kontrollere kıyasla daha yüksek bölgesel yağ birikimi gözlenmiştir. Özellikle PE grubunda abdominal yağlanmanın belirgin olması, bu durumun klinik değerlendirmelerde dikkate alınabileceğini göstermektedir. SFT’ye dayalı bölgesel yağ değerlendirmeleri, PE ve ED'nin belirlenmesi ve yönetiminde değerli göstergeler olabilir.
Premature Ejaculation (PE) and Erectile Dysfunction (ED) are common male sexual dysfunctions. This study compared anthropometric measurements and Skinfold Thickness (SFT) in individuals with PE and ED to examine associations with regional fat distribution. A total of 90 men aged 20–50 participated, divided into ED (n=29), PE (n=28), and control (n=33) groups. Ethical approval and informed consent were obtained. SFT was measured from seven anatomical sites: triceps, biceps, subscapular, suprailiac, abdominal, thigh, and chest. SFT values in the triceps, biceps, suprailiac, subscapular, and thigh were significantly higher in both ED and PE groups compared to controls (p < 0.05). The PE group showed notably greater abdominal SFT than both the ED and control groups (p < 0.05). While chest measurements did not differ significantly, this region showed the most consistent correlations across groups in statistical analyses. Overall, individuals with ED and PE exhibited higher regional fat accumulation than healthy controls, with abdominal fat being particularly elevated in PE. These findings highlight the potential role of regional fat, especially abdominal, in the clinical evaluation of sexual dysfunctions. SFT-based assessments may serve as practical tools in identifying and managing PE and ED.