Prediyabetik Hastaların Foveal Avasküler Bölge ve Makula Kan Damarlarının Yoğunluğunun Optik Koherens Tomografi Anjiyografi (OCTA) Bulguları İle Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Utlu B., Utlu E. S., Bayrakçeken K., Can Koçaslan G., Kotan R., Şahin M. O., ...Daha Fazla

DIMER DIABETES 2023 Postgraduate Course in Advanced Diabetes, Antalya, Türkiye, 2 - 05 Kasım 2023, ss.4-5, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.4-5
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Ölçülebilen plazma glukoz düzeyinin normalden yüksek olduğu, fakat diyabet tanı sınır-

larına ulașmadığı durumlar olarak adlandırılan prediyabet, diyabet için yüksek risk içeren bir ara

hiperglisemi durumudur. Yapılan çalışmalar prediyabetli hastaların normoglisemili hastalara

kıyasla daha yüksek retinopati prevalansı ile ilişkili olabileceğini göstermekle birlikte prediyabe-

tin retinopati ile de ilişkili olup olmadığı net değildir. Çalışmamızda bu kapsamda prediyabetik

hastaların maküler katman kalınlığı, makula damar yoğunluğu ve Foveal avasküler Zon (FAZ)

perimetrik ve alansal OCT-A ölçümlerinin normaglisemik sağlıklı bireylerle karşılaştırılması

amaçlanmıştır.

Materyal – Metod: Erzurum Şehir Hastanesi Sağlıklı Yaşam Polikliniğine başvuran hastalardan

açlık plazma glukozu (100-125 mg/dl arası), postprandial plazma glukozu (140-199 mg/dl arası)

ve HbA1C (% 5.7- 6.4 arası olan) değerlerinden en az birinin tanımlanan sınırlar içinde olduğu

30 hasta (Grup A) çalışmaya dahil edildi. Ayrıca 30 sağlıklı normoglisemik hastada (Grup B)

kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların tamamına optik koherans tomografi

anjiyografi (AngioScan, NIDEK®) ile maküler yüzeyel kapiller pleksus (iç) ve derin kapiller plek-

sus damar yoğunluğu (dış), foveal avasküler zon genişliği ölçümleri yapıldı. Katılımcılardan

çekim kalitesi kötü olanlar, refreaktif kusuru ve glokomu olanlar, göz içi cerrahisi geçirenler,

koryoretinal atrofi benzeri fundus bulguları olanlar ile comorbid ek hastalığı olanlar çalışmaya

dahil edilmedi.

Bulgular: HbA1C değerleri Grup A’da 6,1+- 0,19 iken Grup B 5,2 +- 0,2 idi. Yüzeyel kapiller

pleksus ve derin kapiller pleksusun perfüzyon yoğunluğunun (ETDRS göre) hastaların olduğu

grupta kontrol grubuna göre azaldığı ve bu aradaki farkın derin pleksusta inferior ve temporal

kadranlarda ve yüzeyel pleksusta temporal kadranda istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptan-

dı (p<0,05). Foveal avasküler zon çevresinde ve FAZ alanında gruplar arasında değişiklikler

olmasına rağmen aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p >0,05). Makula kalınlığı Grup

A’da tüm kadranlarda daha kalın iken nasal ve inferior aralarındaki fark istatistiksel olarak

anlamlı olarak görüldü (p<0,05).Sonuç: Dünyada ve ülkemizde prediyabet sıklığının artması hızlı kentleşme neticesinde artmıș

yağ tüketimi ve yüksek glisemik yükü olan gıdalarla olan beslenme alıșkanlığına yönelme, hare-

ket azalması ve bu durumlara bağlı olarak artmıș obezite ile ilișkilendirilmiștir. Prediyabet,

yalnızca diyabete dönüşme potansiyel riskine sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda diyabetik

retinopatinin başlamasına da yol açabilir. OCT- A ile yaptığımız bu çalışmada, prediyabetik

hastalarda maküla kalınlığının arttığı, maküla perfüzyon yoğunluğunda azalma olduğu ve foveal

avasküler zonun genişliğinin bazı hastalarda arttığı görülmüştür. Sonuçlar hastalığın oküler

yapılar üzerindeki etkisi olduğunu göstermekle birlikte ilişkili komplikasyonların daha iyi anlaşı-

labilmesi için geniş ölçekli daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Prediyabet, Derin kapiller pleksus, Foveal avasküler zon, Optik koherans

tomografi anjiyografi, Yüzeyel kapiller pleksus