II. Abdülhamid Dönemi Bitlis Vilayetinde Islahat Layihasının Uygulanması ve Nahiye Teşkilatı,


Creative Commons License

Tekdal D.

Uluslararası Bitlis ve İdirisi Bitlisi Sempozyumu, Bitlis, Türkiye, 11 - 14 Ekim 2018, ss.495-525

  • Basıldığı Şehir: Bitlis
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.495-525

Özet

1871’de kabul edilen “İdâre-i Umûmîyye-i Vilâyat Nizâmnâmesi” ile Osmanlı idarî yapısında nahiye teşkilatı, ilk defa idarî yönetim birimi olarak teşekkül etmiştir. 1879 yılının sonlarında kazadan vilayete dönüştürüldükten sonra Bitlis’te, yeni vilayet düzenine göre nahiye teşkilatı da tesis edilmiştir. Ancak nahiye teşkilatının vilayet sathında yaygınlaşması, 1895 tarihinden sonra gerçekleşebilmiştir. Bu tarihte Vilayet-i Sitte’de uygulanmak üzere adlî, idarî, askerî vs. birçok konuyu düzenleyen 16 fasıl ve 32 maddeden oluşan “Islahat Lâyihası” hazırlanmıştır. 27 Haziran 1895 tarihinde lâyiha maddelerini uygulamak üzere, Ahmet Şâkir Paşa’nın görevlendirilmesiyle maddeler belli bir plan dâhilinde, Bitlis’te de hayata geçirilmiştir.

 

Bildiride, esas olarak üç temel konu üzerinde yoğunlaşılmıştır. İlk olarak, Osmanlı Arşiv belgeleri ışığında Islahat Lâyihası’nın Bitlis’teki uygulanma süreci ele alınmıştır. Lâyihaya konu olan 16 fasıl ve ilgili maddeleri gösteren bir tablo sunulduktan sonra -bu tablo ışığında- mevcut fasıllar ve bağlı maddeleri tek tek analiz edilmiştir. İkinci olarak, lâyihanın 6.faslını oluşturan nahiyeler konusu ayrıntılı olarak incelenmiş ve nahiye sayısının artmasında lâyihanın etkileri irdelenmiştir. Buna göre, lâyihanın 7. maddesinden 16. maddesine kadar olan kısım nahiye teşkilatının düzenlenmesi ve idaresi ile ilgilidir. Bu maddelerin hayata geçmesi ile nahiye sayısında hızlı bir artış meydana gelmiştir. Bitlis vilayetinde 1879’da 5 olan nahiye sayısı, 1895’te 7’ye, 1896’da 12’ye, 1897’de 27’ye, 1898’de 30’a, 1905’te 31’e ve 1910’da ise 32’ye çıkmıştır. Son olarak, nahiye sayısındaki artışın vilayetin idaresi açısından taşıdığı öneme değinilmiştir. Bu doğrultuda nahiye teşkilatındaki yeni yapılanmanın bir sonucu olarak; yereldeki feodal aşiret beyleri-verilen müdürlük payesiyle- tekrar denetime alınarak bölgede yürütülen merkezileşme gayretlerinin taşra ayağında büyük mesafe katedilmiştir. Ayrıca; nahiye teşkilatının tesis edildiği merkezlerde yapılan kışlalar ve diğer kamu binaları ile devletin kırsal alandaki hâkimiyeti büyük oranda tesis edilmiştir. Böylece nahiye teşkilatının yayılması ile amaçlanan hedeflere büyük oranda ulaşılmıştır.