TİP 2 DİYABET TANISI ALAN HASTALARIN C-PEPTİT DÜZEYLERİNE GÖRE KLİNİK VE METABOLİK FENOTİPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Creative Commons License

Göçer E. G., Kotan R., Evren B.

62. ULUSAL DİYABET METABOLİZMA VE BESLENME HASTALIKLARI KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 15 - 19 Mayıs 2026, ss.471-472, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.471-472
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Tip 2 diyabet (T2DM) heterojen bir hastalık olup hastalar arasında insülin sekresyonu ve

insülin direnci açısından belirgin farklılıklar bulunmaktadır. C-peptit düzeyi endojen insülin sekresyonunu

yansıtan güvenilir bir biyobelirteçtir. Bu çalışmada, T2DM tanısı alan hastaların C-peptit düzeylerine göre

klinik ve metabolik fenotiplerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM: Bu çalışma tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel olarak planlandı. İnönü Üniversitesi Turgut Özal

Tıp Merkezi Endokrinoloji Kliniği’nde izlenen ve C-peptit düzeyi ölçülmüş 18 yaş üzeri 99 tip 2 diyabet hastası

çalışmaya dahil edildi.

Hastalar C-peptit düzeylerine göre iki gruba ayrıldı:

• <2.0 ng/mL (n=47)

• ≥2.0 ng/mL (n=52)

Demografik veriler, diyabet süresi, BMI, açlık glukoz, HbA1c, açlık insülin düzeyleri, antidiyabetik tedaviler ve

diyabet komplikasyonları değerlendirildi. İstatistiksel analiz SPSS programı ile yapıldı. Sürekli değişkenler

bağımsız örneklem t-testi, kategorik değişkenler Ki-kare testi ile karşılaştırıldı. p<0.05 anlamlı kabul edildi.

BULGULAR: Toplam 99 hastanın %52.5’i yüksek C-peptit grubunda yer almaktaydı.

Yaş ve diyabet süresi açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05).

Yüksek C-peptit grubunda BMI anlamlı olarak daha yüksek bulundu (32.0 vs 29.3 kg/m², p=0.041).

HbA1c, açlık glukoz ve açlık insülin düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi (p>0.05).

İnsülin kullanımı, GLP-1 reseptör agonisti ve SGLT-2 inhibitörü kullanımı açısından gruplar benzerdi.

Mikrovasküler komplikasyonlar (retinopati, nefropati, nöropati) ve diyabetik ayak varlığı açısından

istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı.

TARTIŞMA VE SONUÇ: Tip 2 diyabet hastalarında yüksek C-peptit düzeyleri artmış vücut kitle indeksi ile ilişkili

bulunmuştur. Bunun dışında glisemik kontrol parametreleri, tedavi dağılımı ve komplikasyonlar açısından

anlamlı farklılık izlenmemiştir. Bu bulgular, yüksek C-peptit düzeylerinin daha belirgin insülin direnci

fenotipini yansıtabileceğini düşündürmektedir. Daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalar ile bu ilişkinin

klinik sonuçlara etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.