Demans Hastalarında Hemşirelik Bakımı


Creative Commons License

Balkaya F., Aylaz R.

8. INTERNATIONAL GÖBEKLİTEPE SCIENTIFIC STUDIES CONGRESS, Şanlıurfa, Türkiye, 2 - 03 Mart 2024, ss.40-51

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Şanlıurfa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.40-51
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Zihin yitirilmesi anlamı taşıyan demans, kronik, genellikle ilerleyici, konuşma, algılama, hesaplama, yargılama, soyut düşünme ve problem çözme gibi bilişsel işlevlerden en az ikisinde bozukluk olması ile karakterizedir. Literatürde, demans hastalığının yaş ile doğrudan ilişkili olduğuna vurgu yapılmıştır. Özellikle 90 yaş ve üzeri bireylerde demans gelişme riskinin 6.60 kat arttığı yönünde çalışmalara rastlanılmıştır. Bu sonuç ise özelde ülkemizde genelde ise dünyada yaşlanan nüfus için önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekmektedir. Ayrıca bu alanda yapılan çalışmalar, yaş dışında kadınlarda, Apolipoprotein E'nin epsilon 4 genotipine sahip olan, birinci derece yakınında Alzheimer öyküsü bulunan, hipertansiyon, diyabet, hiperkolesterolemi öyküsü olan, obez, sigara- alkol kullanan, folat açısından fakir diyet yapan ve kahveyi çok tüketen bireylerde de demans gelişme riskinin daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Demans hastalığının erken fark edilmesi için yapılan taramalar önemli olmakla birlikte, demans hastalarına yaptırılan direnç egzersizinin, beş bileşenli bakımın (ağrı yönetimi, ağız bakımı, doktorlara ve hemşirelere yönelik eğitim programı, ailelerle yapılan sistematik ve erken iletişimin ve hemşire izlemi) ve Namaste bakımının demans hastalarında yaşam kalitesi, refah, yetenek, uyku ve aktivite alanlarında iyileşme sağladığı tespit edilmiştir. Ancak demans hastalarına bakım verilirken gelişen teknolojiden faydalanılan kısıtlı çalışmaya rastlanılması, bu alanda eksikliklerin olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bireyin bağımsızlığını optimum düzeyde tutacak, teknoloji temelli yeni ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Dementia, which means loss of mind, is characterized by chronic, usually progressive, impairment in at least two of the cognitive functions such as speech, perception, calculation, judgment, abstract thinking and problem solving. In the literature, it is emphasized that dementia is directly related to age. In particular, studies have shown that the risk of developing dementia increases 6.60 times in individuals aged 90 years and older. This result draws attention to the fact that dementia is an important public health problem for the aging population in our  country in particular and in the world in general. In addition to age, studies in this field have also revealed that the risk of developing dementia is higher in women, individuals who have the epsilon 4 genotype of Apolipoprotein E, have a history of Alzheimer's disease in a firstdegree relative, have a history of hypertension, diabetes, hypercholesterolemia, are obese, smoke and drink alcohol, have a folate-poor diet and consume a lot of coffee. While screening for early detection of dementia is important, resistance exercise, five-component care (pain management, oral care, education program for doctors and nurses, systematic and early communication with families and nurse follow-up) and Namaste care have been found to improve quality of life, well-being, ability, sleep and activity in patients with dementia. However, the limited number of studies utilizing the developing technology while caring for dementia patients shows that there are deficiencies in this field. Therefore, there is a need for new and more technology-based studies that will keep the independence of the individual at the optimum level.