Turkish Association of Oral and Maxillofacial Surgery, Antalya, Turkey, 5 - 09 November 2025, pp.765-766, (Summary Text)
OBJECTIVE: Mandibular angle fractures are among the most common types of traumatic jaw injuries.
This region is prone to fracture due to the presence of the third molar, the bone structure, and the
direction of muscle traction. Currently, intraoral approaches are widely preferred because of their esthetic
advantages and low complication rates.
CASE PRESENTATION: A 45-year-old male patient presented with pain and limited mouth opening in
the left mandibular region. Clinical and radiographic examinations revealed a left mandibular angle
fracture. The surgery was performed under local anesthesia using an intraoral approach. After accessing
the surgical field, the tooth numbered 38, located along the fracture line, was extracted. The bone
segments were reduced with proper occlusion, and rigid fixation was achieved using a titanium miniplate
and screws. In the postoperative period, stable occlusion was observed without any signs of infection or
paresthesia.
RESULT: The intraoral approach is a safe and effective technique for the treatment of mandibular angle
fractures, as it avoids extraoral scarring and presents a low morbidity rate. In cases where the third molar
lies along the fracture line, extraction of the tooth contributes to achieving proper reduction and stable
fixation. In this case, successful reduction and uneventful healing were obtained through the intraoral
approach.
GİRİŞ: Mandibular angulus kırıkları, travmatik .ene yaralanmaları arasında sık g.rülen bir kırık tipidir. Bu
b.lge, ü.üncü molar dişin varlığı, kemik yapısı ve kas .ekimlerinin y.nü nedeniyle kırığa yatkındır.
Günümüzde intraoral yaklaşımlar, estetik avantajları ve düşük komplikasyon oranları nedeniyle sıklıkla
tercih edilmektedir.
VAKA SUNUMU: 45 yaşında erkek hasta, sol angulus b.lgesinde ağrı ve ağız a.ıklığında kısıtlılık
şik.yeti ile başvurdu. Klinik ve radyolojik değerlendirme sonucunda sol mandibular angulus kırığı
saptandı. Operasyon lokal anestezi altında intraoral yaklaşımla ger.ekleştirildi. Cerrahi alana ulaşıldıktan
sonra kırık hattındaki 38 numaralı diş .ekildi. Segmentler uygun oklüzyon sağlanarak redükte edildi ve
titanyum miniplak ve vidalar kullanılarak rijit fiksasyon sağlandı. Postoperatif d.nemde oklüzyonun stabil
olduğu, enfeksiyon veya parestezi gibi komplikasyonların g.rülmediği g.zlendi.
SONU.: Mandibular angulus kırıklarının tedavisinde intraoral yaklaşım, ekstraoral iz bırakmaması ve
düşük morbidite oranı nedeniyle güvenli ve etkili bir y.ntemdir. ..üncü moların kırık hattı üzerinde
bulunduğu olgularda dişin .ekilmesi, uygun redüksiyon ve stabil fiksasyonun sağlanmasına katkıda
bulunur. Bu olguda, intraoral yaklaşımla başarılı redüksiyon ve komplikasyonsuz iyileşme elde edilmiştir.