Jeneralize Lenfadenopati ile Seyreden Tatarcık Humması Olgusu


Creative Commons License

Kaçan S.

25. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi, Antalya, Türkiye, 25 - 27 Nisan 2025, ss.1, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Tatarcık humması, Phlebotomus türü sineklerin kaynak olduğu “sandfly fever” virüsüne (SFV) bağlı

revize edilip kateter çekimi önerildi. İnfektif endokardit ön tanısı ile transtorasik ekokardiyografi ve ileri tetkik amaçlı transozofagial ekokardiyografi (TEE) istendi. Yapılan ekoda ciddi aort yetmezliği ve vejetasyon? Subaortik membran? görüldü. TEE de aort kapakta 1,2 cm x 0,5 cm vejetasyon ve aort kapak

perforasyonu izlendi. Hastaya aort valve replasmanı(AVR) yapıldı.Tedavisi ilk temiz kan kültürü sonrası 6 hafta olarak planlandı. Hastanın dosyası geriye dönük incelendiğinde 5 ay önce de kateter enfeksiyonu ile yatmış ve 3 kan kültüründe MSSA üremesi olmuş.Tarafımızca kateter enfeksiyonu olarak tedavi başlanmış.Bacaklarda

açısından tarafımıza danışıldı.Subclavianda 4 yıllık kalıcı kateteri ve sol kolda yeni açılan fistülü mevcuttu.Kardiyovasküler sistem muayenesinde aort odağında üfürüm duyuldu.Periferik sistem bulguları görülmedi.Gelişinde alınan 3 set kan kültüründe metisilin duyarlı staf. aureus (mssa)üremesi üzerine hastanın tedavisi sefazoline

purpurik döküntülerle beraber kalpte üfürüm duyulması üzerine eko istenmiş.Ekoda vejetasyon görülmemesi üzerine tedavi 2 hafta sonra kesilip taburcu edilmiş. Mevcut tablo göz önüne

gelişen bir viral enfeksiyon hastalığıdır. (1) Ateş, baş ağrısı, retroorbital ağrı, miyalji, halsizlik,

alındığında aort kapak perforasyon komplikasyonun sebebi gecikmiş infektif endokardit tanısı olarak

yorumlandı.

bulantı-kusma, konjunktival kızarıklık, ishal, iştahsızlık en önemli klinik bulgularıdır. (2) Bu

olgumuzda yaz aylarında, ateş ve karaciğer fonksiyon testlerinde yükseklik ile başvuran hastaların

ayırıcı tanısında tatarcık hummasının da düşünülmesi gerektiğini vurgulamaktayız.