62.ULUSAL DİYABET METABOLİZMA VE BESLENME HASTALIKLARI KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 15 - 19 Mayıs 2026, ss.351-352, (Özet Bildiri)
GİRİŞ VE AMAÇ: İmmün kontrol noktası inhibitörleri (ICI) malignite tedavisinde yaygın olarak kullanılmakta
ve immün ilişkili advers olaylara(IRAE) yol açabilmektedir.Endokrin sistem tutulumu sık görülse de eş zamanlı
çoklu endokrin yetmezlikler nadirdir.Bu olguda pembrolizumab tedavisi sonrasında ortaya çıkan diyabetik
ketoasidoz (DKA) tablosu ve eşlik eden sekonder adrenal yetmezlik ile primer hipotiroidi saptanan bir
hastanın sunulması ve ICI ilişkili diyabetin klinik özellikleri ile çoklu endokrinopatilerin yönetim zorluklarının
vurgulanması amaçlandı.
BULGULAR: Yirmi dokuz yaşında kadın hasta, malign melanom nedeniyle 17 ay önce başlanan
pembrolizumab tedavisinin son dozunu aldıktan 20 gün sonra poliüri, polidipsi,ağız kuruluğu ve halsizlik
şikayeti dış merkeze başvurmuş.Kan glukozu 360 mg/dL,kan gazı incelemesinde pH 7.14, HCO₃ 11 mmol/L ve
idrar ketonu +4 olması üzerine DKA tanısı ile yatışı yapılıp standart DKA tedavisi başlanmış.Subkutan insulin
tedavisi sonrası glisemik dalgalanmaları olması üzerine tarafımıza sevk edildi.HbA1c %5,9, C-peptid 0,07
ng/mL saptandı.Anti-glutamik asit dekarboksilaz,anti-insülin ve adacık hücre antikorları negatifti.Bulgular ani
gelişen, otoantikor negatif ve belirgin beta hücre kaybı ile seyreden ICI ilişkili diyabet ile uyumlu
değerlendirildi.Glisemik dalgalanmalar nedeniyle yapılan hormonal incelemede tekrarlayan ölçümlerde
bazal kortizol <0,2 µg/dL ve ACTH <2 pg/mL saptandı ve pembrolizumab kullanım öyküsü olan hastada
cosyntropin uyarı testine gerek duyulmadan sekonder adrenal yetmezlik tanısı konuldu.Oral glukokortikoid
tedavisi başlandı.Hipofiz manyetik rezonans görüntülemesinde sap kalınlığı normal olup,şüpheli
mikroadenom olarak yorumlandı.Subklinik hipotioridi saptanan hastanın yapılan tiroid ultrasonografisinde
tiroid parankim yapısı normal,vaskülaritesi artmış izlendi.Primer hipotiroidi olarak değerlendirilip
levotiroksin tedavisi başlandı.Hasta bazal,bolus insulin,glukokortikoid ve levotiroksin replasmanı ile taburcu
edildi.TARTIŞMA VE SONUÇ: Bu vaka,klasik Tip1 Diyabetes Mellitus(T1D)'a karşı ICI'lerle ilgili DKA sunumlarındaki
benzerliklerin ve farklılıkların altını çiziyor.Hastada düşük HbA1c düzeyi, belirgin C-peptid baskılanması ve
otoantikor negatifliği ile karakterize, klasik T1DM’den ayrılan bir tablo mevcuttu.ICI ilişkili diyabet, düşük
HbA1c, belirgin C-peptid baskılanması ve otoantikor negatifliği ile seyreden ani başlangıçlı bir tablo olup
sıklıkla DKA ile prezente olmaktadır.Bu vaka, immün kontrol noktası inhibitörü kullanan hastalarda,
nonspesifik semptomlar varlığında bile çoklu endokrin yetmezlikler açısından dikkatli olunması gerektiğini
vurgulamaktadır.Bu olguda, eşlik eden sekonder adrenal yetmezliğin kan glukozu üzerinde olumsuz etki
yaparak insulin gereksinimlerindeki dalgalanmalara sebep olabileceği düşünülmektedir.Bu durum çoklu
IRAE’lerin birlikte ortaya çıktığında sinerjistik olarak klinik tabloyu ağırlaştırabileceğini göstermektedir. ICI
tedavisi alan hastaların glisemik, adrenal ve tiroid fonksiyonları açısından yakın izlenmesi hayati önem taşımaktadır