Konjenital Kalp Hastalığı Olan Bebeklerde Anne Kaygısı, Beslenme Davranışları ve Gelişimsel Durumun Değerlendirilmesi
9.Uluslararası Katılımlı, Ulusal Disiplinlerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi ‘’Erken Çocuklukta Müdahalede Güncel Yaklaşımlar’’, Aydın, Türkiye, 16 - 18 Nisan 2026, ss.1-2, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Aydın
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1-2
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İnönü Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
AMAÇ
Konjenital
kalp hastalığı (KKH) olan bebeklerde gelişimsel durum, beslenme davranışları,
anne kaygısı ve büyüme göstergeleri birlikte değerlendirildi ve bu değişkenler
arasındaki ilişkisel örüntü incelendi. (Marino et al., 2012; Medoff-Cooper
& Ravishankar, 2013).
YÖNTEM
|
Bileşen |
Açıklama |
|
Tasarım |
Kesitsel,
gözlemsel |
|
Örneklem |
35 bebek
ve anneleri |
|
Gelişim |
GİDR |
|
Beslenme |
NeoEAT /
PediEAT |
|
Anne
kaygısı |
STAI-II |
|
Büyüme |
Kilo SDS |
|
İstatistiksel
analiz |
Parametrik
olmayan testler |
BULGULAR
Çalışmada bebeklerin %20’sinde gelişimsel
gecikme saptandı. Gelişimsel gecikme ile yeme sorunları, anne kaygısı ve kilo
SDS arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05).
Yüksek anne kaygısı olan grupta yeme sorunlarının artma eğiliminde olduğu
gözlense de bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi.
Kilo SDS değeri −1’in altında olan bebeklerde beslenme skorlarının heterojen dağılım gösterdiği saptandı. Genel olarak değerlendirildiğinde, değişkenler arasındaki ilişkilerin doğrusal olmadığı, tek değişkenli modellerin yetersiz kaldığı ve sürecin çok faktörlü ve etkileşimsel bir yapı sergilediği görüldü.
SONUÇ
KKH’li
bebeklerde gelişimsel risk tek bir faktörle açıklanamaz (Marino et al., 2012;
Black et al., 2017). Gelişim, beslenme ve büyüme göstergeleri arasındaki
ilişkiler doğrusal değildir; çok faktörlü ve etkileşimsel bir yapı sergiler
(Black et al., 2017; WHO, 2018).
Anne kaygısı, doğrudan bir risk göstergesi olmaktan ziyade, bakım verme davranışlarına nasıl yansıdığı üzerinden anlam kazanır (Lisanti, 2018; Jackson et al., 2015; Almaatani et al., 2023).
Klinik yaklaşımda yalnızca tıbbi ve antropometrik göstergelere odaklanmak
yerine; gelişimsel değerlendirme, ebeveyn ruhsal durumu ve beslenme etkileşimi
birlikte ele alınmalıdır (WHO, 2018).