Post-Transplant Abdominal Sepsiste Greft Sentetik Rezervi ve Ultrastrüktürel Hasarın Mortalite ile İlişkisi


ŞAHİN E., Satılmış B., OTAN E., AYDIN C., SAHIN T. T., Soylu N. K., ...Daha Fazla

Ege Klinikleri Tıp Dergisi, cilt.64, sa.1, ss.1-9, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 64 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Ege Klinikleri Tıp Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1-9
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Post-transplant abdominal sepsis, allogreft yetmezliği ve ölümün önemli bir nedeni olmaya devam etmektedir. İmmünsüprese alıcılarda sistemik inflamatuar biyobelirteçler, greft düzeyindeki hasarı çoğu zaman yeterince yansıtamamaktadır. Bu çalışmada, erken dönem greft sentetik rezervi ve çok ölçekli doku hasarının mortalite ile sistemik inflamatuar yükten daha güçlü bir ilişki gösterip göstermediği araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif tek merkezli kohort çalışmasında, ilk 30 postoperatif gün içinde abdominal sepsis gelişen ve laparotomi gerektiren ardışık 24 karaciğer transplant alıcısına entegre klinik fenotipleme, greft fonksiyon değerlendirmesi, immün biyobelirteç profilleme, CK7 ve C4d dahil kama biyopsi histopatolojisi ve semi-kantitatif organel hasar skorlaması ile transmisyon elektron mikroskopisi (TEM) uygulanmıştır. Mortalite ile ilişkiler tek değişkenli karşılaştırmalar ve ROC analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Mortalite oranı %33,3 (8/24) idi. Sistemik inflamatuar belirteçler ve dolaşımdaki sitokinler, sağkalanlar ile hayatını kaybedenler arasında anlamlı farklılık göstermedi. Buna karşın, bozulmuş greft sentetik fonksiyonu ölümle güçlü bir şekilde ilişkiliydi: hayatını kaybedenlerde daha düşük fibrinojen, uzamış protrombin zamanı ve daha yüksek total bilirubin seviyeleri saptandı. Histopatolojik iskemik nekroz ve ciddi ultrastrüktürel organel hasarı, özellikle hepatosellüler lipid birikimi, hayatını kaybedenlerde anlamlı derecede daha belirgindi. Lipid vaküolizasyonu mortalite ile en güçlü ilişkiyi gösterdi (p < 0,001); mitokondriyal değişiklikler ise gruplar arasında farklılık göstermedi. ROC analizinde total bilirubin (AUC = 0,844) ve protrombin zamanı (AUC = 0,824) iyi bir ayırt edicilik performansı gösterdi. Sonuç: Relaparotomi gerektiren post-transplant abdominal sepsiste mortalite, sistemik inflamatuar yükten ziyade erken dönem greft fonksiyonel rezervi ve çok ölçekli yapısal hasar ile en güçlü şekilde ilişkiliydi.
Abstract Background: Post-transplant abdominal sepsis remains a major cause of allograft failure and death. In immunosuppressed recipients, systemic inflammatory biomarkers often poorly reflect graft-level injury. We investigated whether early graft synthetic reserve and multiscale tissue injury are more strongly associated with mortality than circulating inflammatory burden. Methods: In this prospective single-center cohort, 24 consecutive liver transplant recipients who developed abdominal sepsis within 30 days and required laparotomy underwent integrated clinical phenotyping, laboratory assessment of graft function, immune biomarker profiling, wedge biopsy histopathology including CK7 and C4d, and transmission electron microscopy with semi-quantitative organelle injury scoring. Associations with mortality were evaluated using univariable comparisons and receiver operating characteristic analyses. Given the small cohort size, all analyses were exploratory. Results: The mortality rate was 33.3% (8/24). Systemic inflammatory markers and circulating cytokines did not differ significantly between survivors and non-survivors. In contrast, impaired graft synthetic function was strongly associated with death: lower fibrinogen, prolonged prothrombin time, and higher total bilirubin among non-survivors. Histopathological ischemic necrosis and severe ultrastructural organelle injury, particularly hepatocellular lipid accumulation, were significantly more pronounced in non-survivors. Among ultrastructural components, lipid vacuolization showed the strongest association with mortality (p < 0.001), whereas mitochondrial alterations did not differ between groups. The total ultrastructural damage score was higher in non-survivors (p = 0.042). Soluble TREM-1 levels were elevated in culture-positive sepsis and correlated with C4d immunoreactivity (p = 0.016). Receiver operating characteristic analysis demonstrated good discrimination for total bilirubin (AUC = 0.844; 95% CI: 0.660–1.000) and prothrombin time (AUC = 0.824; 95% CI: 0.638–1.000). Conclusions: In post-transplant abdominal sepsis requiring relaparotomy, mortality was most strongly associated with early graft functional reserve and multiscale structural injury rather than systemic inflammatory burden. These findings support a graft-centered prognostic framework and motivate multicenter validation.