19 kez tekrarlayan diyabetik ketoasidoz ataklarına rağmen nefropati gelişmeyen tip 1 diyabet olgu sunumu


Creative Commons License

Berktaş M. B., Koç M. S.

62. Ulusal Diyabet Metabolizma ve Beslenme Hastalıkları Kongresi, Antalya, Türkiye, 15 - 19 Mayıs 2026, ss.1-2, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-2
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

19 KEZ TEKRARLAYAN DİYABETİK KETOASİDOZ ATAKLARINA RAĞMEN NEFROPATİ GELİŞMEYEN TİP 1 DİYABET OLGU SUNUMU Mustafa Buğrahan Berktaş, Mehmet Sait Koç İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Malatya GİRİŞ VE AMAÇ: Tip 1 diyabet mellitus (T1DM) uzun süreli hiperglisemiye bağlı mikrovasküler komplikasyonların gelişimi ile ilişkilidir. Diyabetik ketoasidoz (DKA) ise özellikle tedavi uyumsuzluğu durumlarında ortaya çıkan ciddi bir akut komplikasyondur. Bu çalışmada uzun süreli diyabet öykülü, tekrarlayan DKA ataklarına ve bu süreçte HbA1c’nin %10,5-11,9 arasında seyretmesine rağmen nefropatinin gelişmediği bir T1DM olgusu sunulmuştur. YÖNTEM: 8 yaşında T1DM tanısı alan ve 14 yıllık diyabet süresi bulunan 22 yaşındaki kadın hastanın klinik özellikleri, laboratuvar verileri ve komplikasyon taramaları retrospektif olarak değerlendirildi. Hastanın boy 156 cm, kilo 54 kg, vücut kitle indeksi 22,2 kg/m²’dir. BULGULAR: Hastanın tedavi uyumsuzluğuna bağlı olarak merkezimizde toplam 19 kez DKA nedeniyle yoğun bakım yatışı öyküsü bulunmaktadır. Anamnezinde farklı merkezlerde de DKA nedeniyle hastane yatışları olduğu öğrenildi. Diyabet süresi ve tekrarlayan DKA ataklarına rağmen komplikasyon taramalarında yalnızca hafif non-proliferatif diyabetik retinopati saptandı. Spot idrar mikroalbumin/kreatinin: 35 mg/gr. EMG’de segmental demiyelinizasyona giden mixt tipte polinöropati ile uyumlu bulgular kaydedilmiştir. TARTIŞMA VE SONUÇ: Uzun süreli diyabet öyküsü ve tekrarlayan DKA ataklarına rağmen nefropati gelişmemesi, bazı hastalarda diyabetik komplikasyonlara karşı koruyucu mekanizmaların bulunabileceğini düşündürmektedir. Bu olgu diyabetik komplikasyonların gelişiminde bireysel biyolojik farklılıkların rol oynayabileceğine dikkat çekmektedir