Harput Ulu Camii Haziresi Mezar Taşları


Creative Commons License

GÜZEL E.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt.0, sa.60, ss.425-486, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 0 Sayı: 60
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.17120/omuifd.1746566
  • Dergi Adı: Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Arab World Research Source, ATLA Religion Database, Index Islamicus, Religion and Philosophy Collection, TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.425-486
  • İnönü Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Maddi kültür varlıklarımız içerisinde önemli bir yeri olan mezar taşları, tarih, sanat ve edebiyat gibi pek çok açıdan değerlidir. Türk-İslam sanatı açısından da geniş bir yelpazeye sahip olan bu eserlerin önemi ne yazık ki hem geç anlaşılmış hem de eserler gerektiği gibi korunamamıştır. Dolayısıyla bir kısmı ya tahrip olmuş ya da tamamen kaybolmuştur. Bu çalışmada, Artuklu dönemine ait bir yapı olan Harput Ulu Cami haziresindeki Osmanlı dönemine tarihlenen kitabeli on altı mezar ve bunlara ait mezar taşları ele alınmıştır. Hazirede yer alan mezar taşları, tarihi birer sanat eseri olmalarının yanı sıra bölgenin tarihî, sosyal ve kültürel yapısını yansıtan önemli belgelerdir. Kitabelerdeki hat çeşitleri, motifler ve semboller, Selçuklu’dan Osmanlıya uzanan süreçte taş işçiliği ve estetik anlayışın gelişimini ortaya koymakla birlikte dönemin inanç dünyası ve toplumsal yapısına dair ipuçları sunmaları açısından da oldukça önemlidir. Bu doğrultuda çalışmamızın amacı epigrafi, sanat tarihi ve kültürel araştırmalar için birincil kaynak niteliği taşıyan bu taşların Harput’un tarihsel sürekliliğini sağlamadaki rolü ile kültürel zenginliği ve inanç yapısını yansıtmadaki işlevine dikkat çekerek Osmanlı mezar taşı ve Harput tarihi araştırmalarına katkı sağlamaktır. Çalışmada hazirede yer alan mezar taşlarının fotoğraf çekimleri yapılarak kitabeleri okunmuş; her biri tipoloji, kitabe içeriği, yazı karakteri, başlık tipleri, bezeme, malzeme ve teknik gibi hususlar dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Kitabe yüzeylerine işlenen figürler sembolik açıdan ele alınıp ikonografik olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabelerde yer alan meslek, unvan, lakap, akrabalık bağları vb. gibi ifadeler zikredilmiş, yazı çeşitleri belirlenerek hangi teknikte yazıldıklarına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak Türk-İslam sanatı içerisindeki yeri üzerinde durulmuş olan bu mezar taşlarının kültürel ve sanatsal çeşitlilik açısından ait oldukları dönemdeki diğer örneklerden bazı açılardan farklı bir üslup taşıdığı görülmüştür.
Gravestones, which occupy a significant place among our material cultural heritage, are valuable from multiple perspectives, including history, art, and literature. These works, which also represent a broad spectrum within Turkish-Islamic art, have unfortunately had their importance recognized relatively late, and they have not been preserved as they should have been. Consequently, some have been damaged, while others have been completely lost. This study examines sixteen inscribed graves and their associated gravestones, dating to the Ottoman period, located in the cemetery (hazire) of the Harput Ulu Mosque, a structure originating from the Artuqid period. In addition to being historical works of art, the gravestones in this cemetery constitute important documents reflecting the historical, social, and cultural structure of the region. The calligraphic styles, motifs, and symbols found in the inscriptions not only reveal the development of stone craftsmanship and aesthetic understanding from the Seljuk to the Ottoman period, but also provide significant insights into the belief systems and social structure of the time. Accordingly, this study aims to contribute to research on Ottoman gravestones and the history of Harput by emphasizing the role of these stones—considered primary sources for epigraphy, art history, and cultural studies—in maintaining Harput’s historical continuity and reflecting its cultural richness and belief system. In this study, photographs of the gravestones in the cemetery were taken, and their inscriptions were transcribed. Each example was evaluated concerning typology, inscription content, script characteristics, headgear types, ornamentation, material, and technique. The figures engraved on the inscription surfaces were examined from a symbolic perspective and interpreted iconographically. Expressions found in the inscriptions—such as professions, titles, epithets, and kinship relations—were identified, and the types of scripts were determined, with attention given to the techniques in which they were executed. As a result, it has been observed that these gravestones, whose place within Turkish-Islamic art has been emphasized, exhibit, in certain respects, a distinctive style compared to other examples of their period in terms of cultural and artistic diversity.