Bipolar bozukluğa komorbid eksen-I ve eksen-II tanılarının araştırılması
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Murat Kuloğlu
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Giriş: Bipolar Affektif Bozukluk (BAB), bir veya daha fazla manik ya da mikst atakla seyreden, birlikte major depresif atakların da eşlik edebileceği bir duygudurum bozukluğudur. Son yıllarda BAB'la ilgili çalışmalar bozukluğun biyolojik yönü kadar diğer psikiyatrik bozukluklar ve kişilik bozuklukları ile olan geniş ilişkisi üzerinde yoğunlaşmıştır. BAB'a yüksek oranda eksen-I ve eksen-II tanıları eşlik etmekte ve bu durum hastalığın belirti örüntüsünü değiştirerek tanınmasını güçleştirmekte, semptomların şiddetini, prognozu ve tedaviye yanıtı etkileyebilmektedir. Çalışmamızda BAB'a komorbid eksen-I ve eksen-II bozukluklarının oranı ve komorbiditeyi etkileyen sosyodemografik ve klinik özelliklerin araştırılması amaçlanmıştır. Metod: Çalışma DSM-IV tanı ölçütlerine göre BAB tanısı konulan hastalar üzerinde yürütülmüştür. BAB tanısı konulan 50 hastaya psikiyatrik değerlendirmeyi takiben sosyodemografik ve klinik bilgi formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Bech-Rafaelson Mani Ölçeği (BRMÖ), DSM-IV Yapılandırılmış Klinik Görüşme Formu (SCID-I), Kişilik Değerlendirme Formu (SCID-II) ve Klinik Global İzlenim Ölçeği (KGİ) uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde kaba döküm ve yüzde oranları ile istatistiksel değerlendirmeler için Ki-kare (x²) ve Oneway ANOVA Post Hoc Tukey HSD testleri kullanılmıştır. Çalışma grubu içerisinden BAB'a komorbid eksen-I ve eksen-II tanılarına göre; saf BAB, komorbid eksen-I bozukluklu BAB ve komorbid eksen-II bozukluklu BAB alt çalışma grupları oluşturulmuştur. Sonuç: Hastaların erkek, bekar, şehir yerleşimli, ilkokul mezunu, memur ve orta ekonomik düzeyde olması önde gelen sosyodemografik özelliklerini oluşturdu. BAB'a; %46 eksen-I, %48 oranında eksen-II komorbiditesi ve %22 oranında çoğul komorbidite eşlik ediyordu. Çalışma grubunu oluşturan 50 hastanın 16'sında eksen-I ve eksen-II komorbiditesi birlikte bulunmaktaydı. Eksen-I komorbiditesini sırasıyla en sık; obsesif kompulsif bozukluk (OKB), panik bozukluk, sosyal fobi oluşturdu.
Eksen-II komorbiditesini sırasıyla; borderline, obsesif-kompulsif ve çekingen kişilik bozukluğu oluşturdu. Komorbid eksen-I ve eksen-II bozukluklu gruplarda BAВ başlangıç yaşı daha erken, hastalık süresi daha uzun bulundu. Eksen-II 1 bozukluklarının eşlik ettiği grupta hızlı döngü oranı daha fazla bulundu. Komorbid durumlarda daha şiddetli epizodlar saptandı. Hastaneye yatış sayısı, mesleki fonksiyonlar ve intihar girişimi açısından ise gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Tartışma: BAB'a diğer psikiyatrik bozukluklar sıklıkla eşlik etmektedir. Çoğul eksen-I bozuklukları gösteren hastalar duygudurum bozuklukları gelişimi ve özellikle de bipolar bozukluk gelişimi bakımından dikkatle takip edilmelidir. Bipolar bozukluk öykülü bir aileden olan genç hastalarda, erken yaşta başlayan anksiyete bozuklukları, madde kullanımı ve yeme bozuklukları bipolar bozukluğun prodromal duygudurum semptomlarını oluşturabilir. Psikiyatrik hastalarda; komorbidite hem sanıldığından daha fazla görülmesi, hem de araştırma ve klinik uygulamalarda belirti örüntüsünü değiştirerek uygulamaları zorlaştırması nedeniyle üzerinde daha fazla çalışmayı gerktiren önemli bir konudur.