Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Nahide Bozkurt
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Kâtiplik, toplumsal
organizasyon ve devlet sistemindeki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkmış
kadim bir meslektir. Temelde resmî yazışmaları yürütmek ve malî işlerin kaydını
tutmak amacına hizmet eden bu meslek, belli başlı birtakım kurallara tâbidir. İslam
tarihinde ilk örneği Hz. Muhammed döneminde görülen kâtiplik mesleği, ilerleyen
zaman dilimlerinde gelişerek uzmanlık gerektiren bir yapıya kavuşmuştur. İslam
fetihlerine bağlı olarak Hz. Ömer dönemindeki kurumsallaşmaya yönelik
faaliyetler, kâtiplik mesleğinin müstakil hale gelmesini sağlamıştır. Emevîler
döneminde idarî, malî ve askerî divanların birbirinden açık biçimde ayrılması
ve mahkemelerin müstakil kurumlar haline gelmesi, kâtiplerin bir zümre olarak
öne çıkmasını sağlamıştır. Abbâsîler, Emevîler’e son vermiş olmakla beraber
onların idarî sistemini ve personelini büyük ölçüde devralmıştır.
Giriş ve dört bölümden oluşan
bu çalışmada, Abbâsî Devleti’nin ilk iki asrındaki kâtipler çeşitli açılardan
incelenmektedir. Giriş kısmında çalışmanın yöntemi ve kaynakları belirtilmekle
beraber kâtipliğin Abbâsî öncesindeki durumu genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
Birinci bölümde kâtiplerin meslekî hayatlarıyla irtibatlı olmak üzere görev
sahaları, çalışma ortamları ve düzenleri üzerinde durulmaktadır. İlaveten
kâtiplerin refah düzeyleri, gündelik yaşamları, sosyal çevreleri, dinî ve etnik
aidiyetleri hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde kâtipler, Abbâsî
kurumları bünyesinde ele alınmaktadır. Divanlarda çalışan kâtipler idarî, malî
ve askerî olmak üzere üç ayrı başlık altında değerlendirilmekte, ayrıca emniyet
teşkilatında, adlî kurumlarda ve kamu hizmeti sunan çeşitli alanlarda çalışan
kâtipler incelenmektedir. Üçüncü bölümde kâtiplerin siyasî hayattaki rolleri,
halife ve hanedan üyeleri, devlet adamları ve komutanlar gibi yetkililerle
ilişkileri çerçevesinde işlenmektedir. Bu bölümün sonunda siyasî ve idarî
hayatta öne çıkan kâtip kökenli aileler tanıtılmaktadır. Dördüncü bölümde ise
kâtipler, ilim ve sanat alanlarına yön vermeleri ve ortaya koydukları eserler
bakımından ele alınmaktadır.