İnmeli Hastalarda Depresyon, Postüral Kontrol, Ağrı, Etkilenen Taraf ile Kinezyofobi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi


Öğr. Gör. HAVVA ADLI

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Türkiye

Tez Danışmanı: Burcu Talu

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Bu çalışma, inme geçiren bireylerde depresyon, postüral kontrol, ağrı,
etkilenen taraf ile kinezyofobi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla planlandı.
Materyal ve metot: Araştırmaya 25-70 yaş aralığında en az 6 ay önce inme
geçiren, Fonksiyonel Ambulasyon Skalası’na göre seviye 2 ve üstü olan 30 hasta dahil
edildi. Hastalar ilgili evrenden olasılıksız rastlantısal örnekleme yöntemi ile seçildi.
Dahil edilme kriterlerine uyarak çalışmaya katılan tüm olguların ilk olarak demografik
bilgileri alındı. Hastaların kinezyofobi skorları (Tampa Kinezyofobi Ölçeği) ve Visuel
Analog Skalası (VAS)-Kinezyofobi Değerlendirmesi), depresyon şiddeti (Beck
Depresyon Envanteri), postural kontrolü (PASS-T), ağrı şiddeti (VAS) değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmamızda TKÖ ile Beck Depresyon Envanteri arasında pozitif
yönde orta düzeyde (r: 0.368, p<0.045 ) TKÖ ile Ağrı- VAS arasında ise pozitif yönde
yüksek düzeyde ilişki olduğu bulundu (r: 0.719, p<0.05). Ayrıca, VAS- Kinezyofobi ile
PASS-T arasında negatif yönde orta düzeyde ilişki olduğu belirlendi (r: -0.662 ,
p<0.05). Ağrısı olan ve ağrısı olmayan hasta grupları arasında VAS- Kinezyofobi
Değerlendirmesi açısından anlamlı fark bulunamazken (p>0.05), TKÖ açısından gruplar
arası fark anlamlıydı (p<0.001). Etkilenen taraf ile kinezyofobi arasında ise herhangi bir
ilişki saptanmadı (p<0.05).
Sonuç: İki farklı kinezyofobi değerlendirmesi kullanılan bu çalışmanın
sonucunda, kinezyofobinin TKÖ’ye göre ağrı ve depresyon şiddeti ile; VAS
Kinezyofobi değerlendirmesine göre ise postural kontrol kaybı ilişkili olduğu, ancak
etkilenen taraf ile kinezyofobinin ise ilişkili olmadığı bulundu. Kinezyofobi çok yönlü
bir parametredir. Altta yatan birçok problem kinezyofobiye neden olabilir. TKÖ’nün
maddelerinden anlaşılacağı üzere, daha çok ağrıya dayalı kinezyofobiyi ölçtüğü,
postüral kontrol problemleri gibi sorunlardan kaynaklanan kinezyofobiyi
değerlendirmede yetersiz kaldığı düşünülebilir. Bu nedenle inmeli bireylerde
kinezyofobiyi ölçecek daha spesifik ölçeklerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
İnmeli hastalarda kinezyofobi varlığının saptanması ve kinezyofobiye neden olabilecek
altta yatan problemin saptanmasının tedavi sürecini olumlu etkileyebileceğini
düşünmekteyiz. 
Anahtar kelimeler: Ağrı, depresyon, hemipleji, kinezyofobi, postüral kontrol