Marjinal mandibular rezeksiyon sonrası mandibula simfize gelen travmanın kırık oluşturma paterninin sonlu elemanlar analiziyle değerlendirilmesi


Dr. Öğr. Üyesi YUNUS ÇETİNER

Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tez Danışmanı: Bahadır Sancar

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: YÖK 100/2000 Programı

Özet:

Mandibulanın marjinal rezeksiyon(MMR)'u, bir dizi malign ve benign lezyonun tedavisinde kullanımı kanıtlanmış bir mandibulektomi tekniğidir. MMR sonrası, mandibula kırığı çözülmemiş bir sorun olmaya devam etmektedir. Kırık oluşum mekanizmasının değerlendirildiği bir çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, travmalar karşısında marjinal mandibulektomi boyutunun mandibular kırılmaya karşı direncini ölçmek, bu tekniğin kullanımını geliştirmek ve profilaktik internal fiksasyon veya greftleme uygulaması için bir eşik oluşturmaktır. Sonlu elemanlar analizi yöntemini kullanılarak bilgisayar ortamında üç boyutlu olarak 13 farklı mandibula modeli oluşturulmuştur. Bu modellerin meziodistal çapları sabit ancak vertikal olarak 5 mm artacak şekilde MMR'lar yapıldı. Bu rezeksiyonlar meziodistal sınırı simfizde her iki 1. premolar dişin mezialleri arasında, korpusta ise sağ 1. küçük azı dişin distali ve sağ 2. Molar dişin distali arasında olacak şekilde uygulandı. Simfizde 7 adet, korpusta 6 adet olacak şekilde marjinal rezeksiyon yapıldı. Mandibulanın simfiz bölgesine dik bir şekilde 1000 N'luk kuvvet uygulandı. Çalışmada von Mises, maksimum principal ve minimum principal stres değerlerine bakılarak değerlendirmeler yapıldı. Çalışmanın sonucunda simfizde son 4 modelde ve korpusta son 4 modelde oluşan stresler kırık oluşma potansiyeline sahip olduğu görüldü. Rezidüel yükseklik ve travma kuvveti patolojik kırık önlenmesi için kritik faktörlerdir. Travma karşısında dayanabilecek minimum kemik miktarı simfiz bölgesinde yapılan rezeksiyon için 18 mm ve daha az, korpus bölgesinde yapılan rezeksiyon içinde 17 mm ve daha az kemik yüksekliği kaldığında kırık meydana gelebileceği görüldü. MMR sonrası kalan kemik yüksekliği belirtilen değerlerden yüksek değilse, kırık oluşumunu engellemek için proflaktik olarak internal fiksasyon veya kemik greftlemesi düşünülmelidir.