Türk Hukukunda Taşınmazların Toplu Rehni


Dr. Öğr. Üyesi AZİM ÖNCÜ

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Oğuz Sadık Aydos

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Rehin hakkının üçüncü kişilere karşı etkili olabilmesi bu hakkın ancak mevcut ve bireyselleştirilmiş bir eşya üzerinde kurulmasıyla mümkündür. Bu durum taşınmaz rehninde belirlilik ilkesi olarak ifade edilmektedir. Bu ilke gereğince hem rehin sözleşmesi yapılırken hem de tescil aşamasında teminat konusu taşınmaz belirlenmiş olmalıdır. Ancak, belirlilik ilkesi teminat konusunun yalnızca bir adet nesne olmasını da gerektirmemektedir. Hukukumuzda, TMK m. 855 hükmünde, aynı alacağın temin edilmesi için birden fazla taşınmazın rehnine imkân tanınmaktadır. Bu hükme göre teminat konusunun birden fazla taşınmaz olduğu durumlar iki tanedir. Birincisinde rehin yükü taşınmazların her birine dağıtılmakta, ikincisinde ise taşınmazların her biri alacağın tamamını temin etmektedir. İşte bu durumlardan ikincisi çalışmamızın konusunu oluşturan toplu rehindir. Böyle bir rehin türü öngörülmesi hacmi yüksek krediler bakımından hem borçlunun daha kolay kredi bulmasını hem alacaklının daha güçlü bir teminata sahip olmasını sağlama amaçlarına dayanmaktadır. Kanun koyucu, toplu rehni birlikte rehnin istisnası olarak öngörmektedir. Toplu rehnin birlikte rehinde istisna olmasının nedeni, bu teminatın yalnızca belli ön şartların bulunması hâlinde kurulabilmesidir. TMK m. 855/1 hükmüne göre toplu rehin, taşınmazların aynı malike veya teminat konusu borçtan müteselsilen sorumlu kimselere ait olması hâlinde kurulabilmektedir. Bu şartların varlığı hâlinde dahi toplu rehin kurulması zorunlu olmayıp rehin ilişkisinin taraflarının bu hususta anlaşmaları gerekmektedir. Taşınmazların aynı malike ait olması durumunda teminat konusu taşınmazlar borçluya ait olabileceği gibi üçüncü kişilere de ait olabilir. Farklı maliklere ait taşınmazların toplu rehni için ise bu kimselerin mutlaka borçtan müteselsil sorumlu kimseler olmaları gerekir. Toplu rehinde her ne kadar birden fazla rehin konusu bulunsa da alacaklıya ait tek bir rehin hakkının varlığı kabul edilmelidir. Zira, taşınmazlardan birinin satışıyla alacaklının tatmin edilmesi durumunda diğer taşınmazların yükten kurtuluyor oluşu bu sonuca ulaşılmasını sağlamaktadır. Kanun koyucu TMK m. 873 hükmünde alacaklının rehnin paraya çevrilmesi istemini tüm taşınmazlar yönünden yapması gerektiğini öngörmektedir. Dolayısıyla, alacaklının paraya çevrilecek taşınmazın seçimi konusunda da bir yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca bu husus da alacaklının teminat konusu taşınmaz adedine bakılmaksızın aslında tek bir rehin hakkına sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada toplu rehnin anlamı, özellikleri, etkisi incelenmiş, hükümleri ise borçlu, alacaklı ve teminat konusu taşınmazlar yönünden ele alınmış, ayrıca toplu rehnin paraya çevrilmesi aşaması karşılaştırmalı hukuktaki benzer düzenleme ve uygulamalarla birlikte incelenmiştir.