KARACİĞER TRANSPLANTASYONU SONRASINDA ABDOMİNAL SEPSİS GELİŞEN HASTALARDA TRANPLANTE GREFTİN SEPSİSE YANITININ DEĞERLENDİRİLMESİ


Uzman Dr. EMRAH ŞAHİN

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Cemalettin Aydın

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Amaç: Sepsis, karmaşık patofizyolojik olayların etkili olduğu, mortalitesi yüksek, tedavisi zor bir tablodur. Karaciğer nakli olmuş ve abdominal kaynaklı sepsis gelişmiş hastalarda proinflamatuar, inflamatuar ve antiinflamatuar sitokinler, CRP, prokalsitonin, hematolojik ve biyokimyasal belirteçler ile transplante greftten alınan biyopsi örneklerinin histolojik olarak elektron mikroskopisi ve patolojik olarak ışık mikroskopisi altında yapılan doku incelemelerinin sonucunda transplante greftin sepsise yanıtının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde karaciğer nakli yapılmış ve abdominal kaynaklı sepsis tanısı almış ardışık 24 hasta üzerinde prospektif olarak gerçekleştirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, tanı, yatış süreleri, SOFA skorları, nakil endikasyonları, relaparotomi yapılmasına sebep olan sepsis etiyolojileri gibi tanımlayıcı verileri kaydedildi. Hastalardan alınan kan, batın içi sıvı, idrar ve solunum yolu örnekleri, laboratuvar değerleri kayıt altına alındı. Relaparotomi sonrasında transplante karaciğerden alınan biyopsi örnekleri uygun solüsyonlarda histoloji ve patoloji laboratuvarlarına gönderildi. Ayrıca inflamatuar sitokinlerin düzeyleri ölçülmek üzere kan örnekleri depolandı. Çalışma sonunda depolanan serum örneklerinden IL-4, IL-6, IL-10, IL-17, TREM1, sHLA-G, TNF-α, TGF-β, IFN-γ değerleri çalışıldı.

Bulgular: Çalışma sonucunda üç grup oluşturuldu ve kendi içinde değerlendirildi.

 Kültür pozitif ve negatif grupta retransplantasyon oranı anlamlı olarak farklıydı (%12.5 vs %50; p=0.046). Kültürde üreme olan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı olmasa da mortalite daha fazlaydı (p=0.54). TREM-1 üreme olan grupta daha fazlaydı (1682 vs 1085.3 pg/mL; p=0.027). Üreme olmayan hastalarda AST ve ALT anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla; p=0.03 ve p=0.004). Kültürde üreme olan ve olmayan grupta AST değerleri sırası ile 42.5 (13-14830) ve 111 (47-3070) IU/L idi.  Kültürde üreme olan ve olmayan grupta ALT değerleri ise sırası ile 48.5 (13-5921) ve 195.5 (112-3276) IU/L idi.

Survival grubunda erkek hastalarda mortalite oranı daha fazlaydı (%87,5 vs %12,5; p=0.02). Retransplantasyon yapılan hastalarda da mortalite oranı anlamlı olarak farklı bulundu (%50 vs %12; p=0.04). Mortalite gelişen hastaların yaşayanlarla karşılaştırılmasında fibrinojen istatistiksel olarak düşük bulunurken (97.6 vs 220 mg/dl; p=0.001), total bilirübin (18.3 vs 5.1 mg/dl; p=0.006 ) ve PTZ (20.5 vs 15.2 sn; p=0.009) anlamlı olarak yüksek bulundu. 

Cinsiyete göre değerlendirilen grupta ise AST, ALT, LDH, amonyak, laktat seviyeleri erkeklerde, kadınlara oranla anlamlı olarak yüksek görüldü (sırasıyla; p=0.012, p=0.016, p=0.014, p=0.03, p=0.048). Sadece fibrinojen düzeyleri kadınlarda istatistiksel olarak daha yüksek bulundu (p=0.04).  Her üç grupta da diğer parametrelerde anlamlı bir farklılık yoktu.

Elektron ve ışık mikroskobik incelemede; kolestaz, nekroz, hücre içi organel değişiklikleri, steatoz, doku rejeksiyonu gibi sepsisi destekleyen bulgulara rastlanıldı.

Sonuç: Bu çalışma, karaciğer nakli sonrasında sepsis gelişmiş hastalarda birçok laboratuvar parametresi düzeyinin ve hücresel düzeyde doku değişikliklerinin gerçekleştiğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Karaciğer nakli, abdominal sepsis, karaciğer biyopsisi, ışık mikroskopisi, elektron mikroskopisi, sitokin, interlökin, CRP, prokalsitonin