Saray, Sürgün ve Halk Şâiri olarak Ahmed Şevkî


Dr. Öğr. Üyesi EBUBEKİR MATPAN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Sabri Türkmen

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Arap edebiyatı, köklü bir tarihi geçmişe sahip olup birçok evreden geçmiştir. Kimi zaman durgun, kimi zaman da parlak dönemlerden geçmiştir. Tüm bu dönemlerde şiir, her zaman önemini korumuş, toplum içerisinde duygulara hitap eden fonksiyonunu icra etmiş ve zaman, mekân, örf ve adetlere bağlı olarak şekillenmiştir. Arap Edebiyatı, uzun bir duraklama evresinden sonra Napolyon’un Mısır’ı işgalinin ardından, Avrupa ile temas neticesinde yeni bir safhaya geçmiştir.

  Modern dönemin yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden biri de şüphesiz Emîru’ş-Şuarâ lakabıyla meşhur olan Ahmed Şevkî’dir. Yaşadığı dönemler baz alındığında Şevkî, üç farklı şâir portresiyle karşımıza çıkmaktadır. O, sarayda yaşadığı zaman diliminde aristokratik bir hayat sürmesi neticesinde, hiciv dışında, klasik Arap şiirinin bütün temalarını işlemiş, özellikle dönemin yöneticilerine methiyeler yazmasıyla ön plana çıkmıştır. Birinci Dünya Savaşı çıktığında çok sevdiği Mısır’dan, İspanya’ya sürgüne gönderilince bu defa vatan hasreti, yalnızlık ve Müslümanların İspanya tarihi konularını işlemiştir. Şevki, sürgünden döndükten sonra da dinî, milli ve sosyal meseleleri konu edinen şiirler yazmıştır. Bu çalışmada şâirin, yukarıda değindiğimiz üç farklı dönem içerisinde işlediği şiir temaları incelenmiştir.