Tang Hanedanı Tarihlerine (Jiu Tang Shu ve Xin Tang Shu) Göre Tibet ve Tibetliler


Arş. Gör. ENES ADIGÜZEL

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi, Türkiye

Tez Danışmanı: Kürşat Yıldırım

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tang Hanedanı resmi tarihlerinde “Tufan 吐 蕃 ” adıyla bahsedilen Tibet İmparatorluğu, VII.-IX. yüzyıllarda İç Asya tarihinde önemli bir siyasi oluşum olarak yer edinmiştir. VI. yüzyıldan itibaren Merkezi Tibet’te büyük oranda konargöçer, kısmi oranda tarımcı bir topluluk olarak şekillenip devletleşen Tibet, VII. yüzyılın ilk yarısında siyasi bütünlüğünü sağlayarak imparatorluk haline geldi. Bu dönemde Tibet, Tang Hanedanı ile diplomatik ilişkilerin başlamasıyla tarihi kayıtlarda daha sık yer edinmeye başlamıştır. VIII. yüzyılın ikinci yarısında güçlerinin zirvesinde olup en geniş sınırlarına ulaştılar. Çin’in Gansu, Ningxia, Shaanxi, Sichuan, Yunnan eyaletleri ile Tarım Havzası’na ve hatta Orta Asya’ya kadar nüfuz ettiler. Çöküşe geçtikleri IX. yüzyılın başına dek savaşçı toplumuyla karmaşık fakat güçlü bir askeri teşkilatlanmaya sahiplerdi. Bu nedenle Tang Hanedanı nazarında en az Türk Kağanlığı ve Uygur Kağanlığı kadar büyük bir tehdit haline geldikleri söylenebilir. X.-XI. yüzyıl kaynaklarından olan Jiu Tang Shu ve Xin Tang Shu’daki “Tibet 吐 蕃” monografileri esas alınarak Tibetlilerin kökeni, devletleşme ve imparatorluk süreci, diğer topluluklarla olan ilişkileri, hızla büyüyüp yükselmelerindeki etkenler ele alınacaktır. Bununla birlikte yine kaynaktaki bilgilerden yola çıkılarak Tibetlilerin coğrafyası, yaşam tarzı, idari yapıları, kültürel özellikleri gibi unsurlar da incelenecektir. Konuyla ilgili Çin ve Tibet kaynakları ile araştırma eserlerinden istifade edilerek bu başlıklar altında detaylı bir biçimde tahlil yapılacaktır. Böylelikle Tibetlilerin İç Asya tarihinde nasıl ve ne boyutta yer edindiklerini, Türk tarihinde Tibet İmparatorluğu’nun ne derecede etkili olduğunu tayin edebilmek için esas kaynaklar kapsamında bir çerçeve oluşturulacaktır.