9. Uluslararası ve 27. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, Antalya, Türkiye, 10 - 13 Aralık 2025, ss.174-175, (Özet Bildiri)
Giriş-Amaç
Tütün kullanımı, önlenebilir hastalıkların küresel olarak önde gelen nedenidir ve sigaraya başlama çoğunlukla 20 yaşından önce gerçekleşmektedir. Erken başlama, nikotinin dopamin, serotonin ve glutamat sistemleri üzerindeki etkileri aracılığıyla bağımlılık riskini artırmakta; bu risk tıp fakültesi öğrencilerinde yüksek akademik stres, yetersiz uyku, depresyon ve anksiyete ile birleştiğinde daha da belirginleşmektedir. Sigara ile depresyon/anksiyete arasında çift yönlü bir ilişki olabileceği ve her ikisinin de kötü uyku kalitesi ile ilişkili olabileceği bilinmektedir. Bu çalışma, tıp öğrencilerinde sigara kullanımı ile uyku kalitesi, depresyon ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkileri ve olası etkileşimleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bulgularımız, üniversite kampüslerinde entegre sigara bırakma ve ruh sağlığı tarama programlarının geliştirilmesine ve genç yetişkinlere yönelik tütün kontrol politikalarının iyileştirilmesine yönelik kritik kanıtlar sağlayacaktır.
Gereç-Yöntem
Bu tanımlayıcı tipte kesitsel çalışma, 5 Şubat-14 Mart 2025 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören 1741 öğrenciyi kapsayan evrende yürütülmüştür. Referans çalışmaya göre tıp öğrencileri arasında sigara kullanım prevalansının %30,1 olacağı öngörüsü, %95 güven düzeyi ve ±%5 örnekleme hatası esas alınarak en az 273 kişilik örneklem büyüklüğü hesaplanmıştır. Örneklem, sınıf düzeylerine (1-6) göre orantılı tabakalı olarak dağıtılmış ve her tabakadan basit rastgele örnekleme ile katılımcılar seçilmiştir.
Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik veri formu ve sigara kullanım özellikleri anketine ek olarak, Türkçe geçerlik-güvenirlik çalışmaları bulunan Fagerström Nikotin Bağımlılığı Testi (FNBT), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Beck Anksiyete Envanteri (BAE) kullanılmış; tüm ölçekler araştırmaya katılmaya gönüllü olan katılımcılara gizlilik sağlanarak araştırma ekibi tarafından yüz yüze uygulanmıştır.
İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics, Version 22.0 (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilerin istatistiksel analizinde; tanımlayıcı istatistikler kategorik değişkenler için n (%) olarak, sürekli değişkenler için dağılımlarına göre ortalama±standart sapma veya medyan (çeyrekler arası açıklık) olarak sunulmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda normal dağılım özelliklerine göre parametrik ve non-parametrik testler, sürekli değişkenler arasında ilişkilerin incelenmesinde ise korelasyon analizleri kullanılmıştır. Ölçek puanları (FNBT, PUKİ, BDE, BAE) için doğrusal regresyon analizi; aktif sigara içme durumunun bağımsız belirleyicilerini ortaya koymak amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yürütülmüştür. Tüm istatistiksel testlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırmamız, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı’ndan kurum izni ve İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu’ndan etik kurul onayı alınarak (Karar No: 2025/7075) yürütülmüştür.
Bulgular
Çalışmaya 273 öğrenci katıldı (%48,0 erkek; %52,0 kadın); yaş medyanı 21 (19-23) idi. Öğrencilerin sigarayı en az bir kez deneme oranı %53,1 (n=145), aktif tütün kullanım oranı ise %25,6 (n=70) bulundu. Aktif olarak sigara kullanan öğrencilerin %94,2’si fabrika üretimi sigara kullanmakta; %31,9’u sarma sigara, %27,5’i e-sigara, %24,6’sı nargile kullandıklarını belirtti. Sigara kullanımına başlama yaşı medyanı 18,0 (17,0-19,5), kullanım süresi 3,0 yıl (2,0-5,0) olmakla birlikte, aktif tütün ürünü kullanan öğrencilerin %80,0’i bırakmak istemekteydi.
Tıp fakültesi öğrencilerinde Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) medyanı 6,0 (ÇAA: 5,0-9,0) olup, PUKİ>5 ölçütüne göre kötü uyku kalitesi prevalansı %60,8 olarak bulunmuştur. Beck Depresyon Envanteri (BDE) medyanı 11,0 (ÇAA: 7,0-18,5) bulunmuş; şiddet dağılımı minimal %36,3, hafif %31,9, orta %22,3 ve ağır %9,5’tir. Beck Anksiyete Envanteri (BAE) medyanı 12,0 (ÇAA: 7,5-20,0) olup; şiddet düzeyleri minimal %24,9, hafif %38,1, orta %25,3 ve ağır %11,7 olarak saptanmıştır.
Aktif olarak sigara içen öğrencilerde PUKİ puanı anlamlı olarak daha yüksekti: 9,0 (6,0-11,0) vs 6,0 (4,0-8,0) (p<0,001). Kötü uyku kalitesi aktif sigara kullananlarda %77,1, kullanmayanlarda ise %55,2 idi (p=0,001). BDE puanı sigara kullananlarda kullanmayanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti: 17,0 (10,0-26,0) vs 10,0 (7,0-17,0) (p<0,001) ve depresyon bulgularının grup dağılımları anlamlı biçimde farklılık göstermekteydi (p<0,001). BAE puanı da sigara kullananlarda daha yüksekti: 15,0 (10,0-23,0) vs 11,0 (7,0-18,0) (p=0,003); ancak anksiyete şiddet kategorilerinin dağılımı açısından anlamlı fark görülmedi (p=0,132).
Ölçek skorları üzerinden yapılan korelasyon analizinde aktif sigara kullanan öğrencilerde FNBT, PUKİ ile pozitif yönde orta düzeyde (r=0,383; p=0,001) ve BAE ile pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı korelasyon göstermiştir (r=0,316; p=0,008). Tüm katılımcılar (n=273) birlikte değerlendirildiğinde PUKİ-BDE (r=0,591), PUKİ-BAE (r=0,464) ve BDE-BAE (r=0,636) arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon saptanmıştır (tümü p<0,001).
Yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizi, PUKİ puanındaki her bir puanlık artışın sigara kullanma olasılığını %26,6 oranında artırdığını gösterirken (OR=1,266, p=0,001), BDE ve BAE puanlarının modelde anlamlı bir değişken olmadığı görüldü. Erkek cinsiyet (OR=3,55; p=0,001), ev içi maruziyet (OR=5,100; p<0,001) ve hanede sigara içen birey varlığı (OR=8,744; p<0,001) güçlü değişkenler olarak saptandı. Ayrık doğrusal regresyon analizlerinde aktif olarak sigara kullanmak PUKİ’yi +2,36 puan (B=2,36; p<0,001), BDE’yi +6,01 puan (B=6,01; p<0,001) ve BAE’yi +3,97 puan (B=3,97; p=0,002) artıran bağımsız bir değişken olarak bulundu.
Sonuç ve Öneriler
Çalışmamızın kesitsel tasarımı nedensellik kurmayı sınırlar. Özbildirime dayalı ölçümler hatırlama ve sosyal istenirlik yanlılığına yol açabilir. Verilerin tek bir kurumdan toplanması bulguların genellenebilirliğini kısıtlar. Akademik iş yükü, uyku hijyeni, baş etme mekanizmasının değerlendirilmemesi tütün ve ruh sağlığını etkileyen etmenlerin gözden kaçmasına yol açabilir.
Bu çalışma, geleceğin hekimleri olan tıp fakültesi öğrencilerinde sigara kullanımının uyku kalitesini anlamlı düzeyde bozduğunu ve depresyon/anksiyete belirtilerini artırdığını göstermektedir. Bulgular, tütün bağımlılığı ile psikososyal durumun yakından ilişkili olduğunu ve erken, bütüncül müdahalelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Üniversite düzeyinde; kapsamlı “dumansız kampüs” politikaları, sigara bırakma danışmanlığı, öğrenci sağlığı birimlerinde kanıta dayalı farmakoterapiye erişim ve ALO 171 entegrasyonu, uyku hijyeni eğitimleri ile sınav dönemlerine özgü stres yönetimi oturumları, ayrıca psikososyal danışmanlık ve akran destek programlarının birlikte uygulanması bu olgunun yönetiminde etkili olabilir. Ayrıca yüksek riskli öğrencilerin düzenli takibi ve izleme-değerlendirme göstergeleri ile programların sürekli iyileştirilmesi, tütün kullanımını azaltmada ve ruh sağlığını güçlendirmede kritik katkılar sağlayabilir.
Anahtar Kelimeler: Anksiyete, depresyon, tıp öğrencileri, tütün kullanımı, uyku bozuklukları
Introduction/Aim
Tobacco use is a leading global cause of preventable disease, and smoking initiation most commonly occurs before the age of 20. Early initiation increases the risk of dependence through nicotine’s effects on dopaminergic, serotonergic, and glutamatergic systems; this risk may be amplified among medical students in the presence of high academic stress, insufficient sleep, depression, and anxiety. Smoking may have a bidirectional relationship with depression and anxiety, and both are known to be associated with poor sleep quality. This study aimed to examine the associations between smoking and sleep quality, depression, and anxiety levels among medical students and to explore potential interactions. Our findings are expected to provide critical evidence for developing integrated smoking cessation and mental health screening programs on university campuses and for improving tobacco control policies targeting young adults.
Materials and Methods
This descriptive cross-sectional study was conducted between February 5 and March 14, 2025, among 1,741 students enrolled at İnönü University Faculty of Medicine. Based on a reference estimate indicating a 30.1% smoking prevalence among medical students, a minimum sample size of 273 was calculated assuming a 95% confidence level and a ±5% margin of error. The sample was allocated proportionally by year of study (years 1–6), and participants were selected from each stratum using simple random sampling.
Data were collected using a researcher-developed sociodemographic form and a questionnaire on smoking characteristics, along with validated Turkish versions of the Fagerström Test for Nicotine Dependence (FTND), the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI), the Beck Depression Inventory (BDI), and the Beck Anxiety Inventory (BAI). All instruments were administered face-to-face by the research team, ensuring confidentiality, to students who provided voluntary consent.
Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics Version 22.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA). Descriptive statistics were presented as n (%) for categorical variables and as mean ± standard deviation or median (interquartile range) for continuous variables, depending on distributional characteristics. Group comparisons were conducted using appropriate parametric or non-parametric tests; correlations between continuous variables were examined using correlation analyses. Linear regression models were applied for scale scores (FTND, PSQI, BDI, BAI), and multivariable logistic regression was used to identify independent predictors of current smoking. Statistical significance was set at p<0.05. Institutional permission was obtained from the Dean’s Office of İnönü University Faculty of Medicine, and ethical approval was granted by the İnönü University Health Sciences Scientific Research Ethics Committee (Decision No: 2025/7075).
Results
A total of 273 students participated (48.0% male; 52.0% female), with a median age of 21 years (19–23). The proportion of students who had ever tried smoking was 53.1% (n=145), and the prevalence of current tobacco use was 25.6% (n=70). Among current smokers, 94.2% reported using factory-made cigarettes; 31.9% reported roll-your-own cigarettes, 27.5% e-cigarettes, and 24.6% waterpipe use. The median age at smoking initiation was 18.0 years (17.0–19.5), and the median duration of use was 3.0 years (2.0–5.0); 80.0% of current tobacco users reported wanting to quit.
The median PSQI score was 6.0 (IQR: 5.0–9.0), and the prevalence of poor sleep quality (PSQI>5) was 60.8%. The median BDI score was 11.0 (IQR: 7.0–18.5), with severity distribution as follows: minimal 36.3%, mild 31.9%, moderate 22.3%, and severe 9.5%. The median BAI score was 12.0 (IQR: 7.5–20.0); anxiety severity was minimal in 24.9%, mild in 38.1%, moderate in 25.3%, and severe in 11.7%.
Current smokers had significantly higher PSQI scores than non-smokers: 9.0 (6.0–11.0) vs 6.0 (4.0–8.0) (p<0.001). Poor sleep quality was more prevalent among smokers than non-smokers (77.1% vs 55.2; p=0.001). Smokers also had significantly higher BDI scores: 17.0 (10.0–26.0) vs 10.0 (7.0–17.0) (p<0.001), and the distribution of depressive symptom severity differed significantly between groups (p<0.001). BAI scores were higher among smokers: 15.0 (10.0–23.0) vs 11.0 (7.0–18.0) (p=0.003), although the distribution of anxiety severity categories did not differ significantly (p=0.132).
Among smokers, FTND showed a moderate positive correlation with PSQI (r=0.383; p=0.001) and a significant positive correlation with BAI (r=0.316; p=0.008). In the full sample (n=273), significant positive correlations were observed between PSQI and BDI (r=0.591), PSQI and BAI (r=0.464), and BDI and BAI (r=0.636) (all p<0.001).
In multivariable logistic regression, each one-point increase in PSQI was associated with a 26.6% higher odds of smoking (OR=1.266; p=0.001), whereas BDI and BAI were not significant in the model. Male sex (OR=3.55; p=0.001), household exposure (OR=5.100; p<0.001), and having a household member who smokes (OR=8.744; p<0.001) were strong predictors. In separate linear regression analyses, current smoking independently increased PSQI by 2.36 points (B=2.36; p<0.001), BDI by 6.01 points (B=6.01; p<0.001), and BAI by 3.97 points (B=3.97; p=0.002).
Conclusions
The cross-sectional design limits causal inference. Self-reported measures may introduce recall and social desirability bias, and data from a single institution constrain generalizability. Unmeasured factors such as academic workload, sleep hygiene, and coping strategies may have influenced both tobacco use and mental health outcomes.
This study indicates that smoking among medical students is associated with significantly poorer sleep quality and higher levels of depressive and anxiety symptoms. The findings highlight the close link between tobacco dependence and psychosocial well-being and underscore the need for early, integrated interventions. At the university level, comprehensive smoke-free campus policies, smoking cessation counseling, access to evidence-based pharmacotherapy through student health services with integration to the national quitline (ALO 171), sleep hygiene education and exam-period stress management sessions, and psychosocial counseling combined with peer-support programs may be effective. Regular follow-up of high-risk students and continuous program improvement using monitoring and evaluation indicators may further strengthen tobacco control and mental health promotion among young adults.
Keywords: Anxiety, depression, medical students, tobacco use, sleep disturbances