6 Şubat Depremleri Sonrası Sosyo-Mekansal Sorunların Toplumsal Yapıya Etkileri
Sezik M. (Yürütücü), Kurtdaş M. Ç., Özkan O.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2024 - 2026
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Ağustos 2024
- Bitiş Tarihi: Mart 2026
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Proje Özeti
|
Proje
Özeti
Doğal afetlerin yerbilimleri ve doğa bilimleri tarafından yoğunlukla
incelenmesine rağmen, afetin toplumsal boyutu üzerindeki sosyal bilim
çalışmaları sınırlıdır. Afetler,
fiziki mekanın yıkılmasının ötesinde toplumsal düzeni ve kültürel alanları
derinden etkileyerek toplumsal değişime yol açar. Bu nedenle farklı sosyal
bilim disiplinlerinin afetin toplumsal boyutunu incelemesi gerekliliği ortaya
çıkmaktadır. Doğa kaynaklı afetler, sadece fiziksel zarar vermekle kalmayıp
aynı zamanda kültürel öğeleri ve toplumsallaşma pratiklerini etkilemektedir.
Yıkımın az olduğu bölgelerde dahi iyi olma halinin olumsuz etkilendiği
gözlemlenmektedir. Afetin ardından kentlerinden ayrılmayan bireyler, düzenin
yeniden inşa sürecinde yeni bir adaptasyon aşamasına girmektedir. Bu sebeple
afet sonrası yalnızca bina/yapı dirençliliği değil, toplumsal yapıya ve
değişmeye yönelik etkileri bakımından toplumsal dirençlilik de ele alınması
gereken bir konudur. Bu bağlamda projenin temel amacı; 6 Şubat 2023
depremleri üzerinden, afet sonrası ortaya çıkan sosyal sorunları ve buna
bağlı gerçekleşen toplumsal yapıdaki değişmeleri tespit edip çözümler
üreterek, dirençli toplum ve kent kavramlarını ele almaktır. Çalışma, afet
sonrası meydana gelebilecek kayıp ve hasarları en aza indirme, toplumsal
dayanışmayı artırma ve sosyal eşitsizliklere karşı direnç oluşturma amacını
gütmektedir. Proje, afetlere karşı bireylerin, ailelerin, toplumların ve
devletin nasıl bir direnç geliştirebileceğini, özellikle mikro ölçekten makro
ölçeğe genişleyen çözümlerle ele almaktadır. Bu çerçevede, deprem sonrası
ortaya çıkabilecek sorunları analiz ederek, afetlere karşı dirençli bir
toplum ve kent modeli oluşturmayı hedeflemektedir. Projeden elde edilecek çıktılar,
sadece 6 Şubat 2023 depremlerinin etkilediği bölgeyle sınırlı kalmayıp,
ulusal ve uluslararası ölçekte geniş bir etki sağlamayı amaçlamaktadır.
Ayrıca, deprem üzerinden oluşturulan dirençli kent ve toplum modelinin, diğer
doğa kaynaklı afetlere karşı da uygulanabilir bir zemin oluşturması
öngörülmektedir. Bu projenin oluşturulacak kamu politikalarında yönlendirici
bir etki sağlaması beklenmektedir. Araştırma, proje yürütücüsü, araştırmacılar ve
bursiyerler ile birlikte gerçekleşecek olup
afet sonrası koşulların işleyişi ve somut sorunlara çözümler sunma
amaçları doğrultusunda iki temel perspektifi benimsemektedir. Temel
araştırma, bilimsel toplulukları hedefleyen bilgi ilerletme ve kurumsal
açıklamalar yapma odaklıdır. Diğer yandan, uygulamalı araştırma, pratik
çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Yöntem olarak, tarama araştırması ve saha
araştırması bir arada kullanılmıştır. Bu, pozitivist sosyal bilim ve
yorumlayıcı sosyal bilim metodolojilerini birleştirmektedir. Örnekleme, 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen 4
il olan Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya illerininin her birinden üç
ilçede amaca yönelik örnekleme modeli uygulanarak, depremden etkilenmiş
farklı koşullara sahip katılımcılar şeklinde oluşturulacaktır. Zaman boyutu
açısından, nicel araştırma kesitsel, nitel araştırma ise uzun dönemli olarak
planlanmıştır. Veri toplama teknikleri arasında, nicel veriler tarama
araştırması ve istatistiksel analiz, nitel veriler ise saha araştırması ve
gözlem tekniği ile toplanacaktır. Proje, 6 Şubat depremlerinin ardından sosyo-mekansal değişikliklerin
gözlemlenmesi üzerine odaklanarak toplumsal direncin artırılmasına yönelik
çalışmaları incelemeyi de hedeflemektedir. 12. Kalkınma Planı hedeflerine
uygun olarak, afetlere dirençli toplumsal yapının inşası için veri sağlamayı
hedeflemektedir. Proje, Sosyo-kültürel yapıdaki değişimlerin toplumsal
sonuçlarına odaklanarak, dezavantajlı gruplara yönelik önlemleri desteklemeyi
amaçlamaktadır. Ekonomik açıdan ise, depremin sosyo-kültürel yapıya
etkilerini inceleyerek çalışma ve istihdam hayatındaki kapasiteyi artırmaya
yönelik önlemlere rehberlik etme yönüne sahiptir. Ulusal güvenlik boyutunda,
doğal afetlerin toplum güvenliğine etkisini vurgulayarak güvenlik
hizmetlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Proje, afetlerin sosyal
ve kültürel yapılar üzerindeki etkilerini inceleyerek bu alandaki bilgi
boşluğunu doldurmayı amaçlamakta ve ulusal ve uluslararası kriz yönetimi
stratejilerine kaynak oluşturmayı hedeflemektedir.
|