Bağımsızlık sonrası Azerbaycan'ın güvenlik ve dış politikasının temel paradigmaları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAMİL HÜSEYİNLİ
Danışman: Fikret Birdişli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Realizme göre dış politikanın en önemli hedefi güvenliği sağlamaktır. Dolayısı ile güvenlik politikaları diğer devlet politikaları içinde referans niteliği taşıyan üst düzey politika (high politic) alanıdır. Ekonomik ve sosyopolitik açıdan gelişmiş devletler ise dış politikada realizmden rasyonalizme göre kayış yaşayarak toplumsal refahı ön sıralara koyarlar. Fakat bağımsızlığını henüz edinmiş ya da eski sömürge ülkelerde bu demokratik ideallere ulaşmak biraz daha zaman alacak olan bir idealdir. Bu kapsamda söz konusu ülkelerde dış politikanın nasıl bir evrimsel süreçten geçtiği akademik alanda araştırılan konular arasında yer alır. Bu tez çalışması uzun yıllar Sovyetler Birliği'nin bir parçası olarak kalmış ve 1991 yılında bağımsızlığını elde etmiş bir Trans- Kafkasya ülkesi olan Azerbaycan'ın güvenlik ve dış politikasının nasıl geliştiği, hangi koşullar altında biçimlendiği sorusu üzerine odaklanmıştır. Azerbaycan jeopolitik konumu ve sahip olduğu potansiyel açıdan trans-Kafkasya'nın en büyük ve en önemli ülkesidir. İran, Rusya ve Türkiye arasında yer alması, Hazar ve Karadeniz arasında bir geçiş coğrafyası olması ve zengin petrol kaynakları onu jeopolitik açıdan oldukça önemli kılmaktadır. Bu nedenle gerek Sovyet döneminde merkezi yönetimin gerekse bağımsızlık sonrası diğer merkez ülkelerin Azerbaycan'a olan ilgisi sıcaklığını korumaya devam etmektedir. Sovyet döneminin çevreyi bağımlı kılan politikaları Azerbaycan'ın bağımsız politikalar izlemesini güçleştirmiş dış politikada denge unsurunu gözetmeyi zorunlu kılmıştır. Bağımsızlığının ilk yıllarından itibaren bu dengeyi Azerbaycan lehine değiştirmek için dönemler halinde gelişen ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini giderek artıran politikalar izlenmiştir. Bu politikalar tarafsızlık, bağlantısızlık ve güç dengesi şeklinde kendini gösterir. Stratejik ortaklıklar yoluyla korunmaya çalışılan enerji güvenliği ise bu politikanın proaktif yönünü oluşturur.