Uyku, kortizol uyanma yanıtı ve otonom sinir sistemi aktivitesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İnönü Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoloji (Dr), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Cihat UÇAR
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SEDAT YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Modern yaşamdaki değişimler (uyku düzenin değişmesi, geç saatlerde yüksek kalorili diyet tüketilmesi, multimedya kullanılması, egzersiz yapılması v.s.) uyku kalitesini etkileyerek normal günlük işlevlerin yerine getirilmesinde organizmayı baskı altında bırakabilir. Bu durum, otonom sinir sistemi (OSS) ve hipotalamo-pituiter-adrenal (HPA) eksen aktivitelerini artırarak organizmada çeşitli fizyopatolojik değişimlere yol açabilir. Bu nedenle, tezin amacı, modern yaşamdaki değişikliklerin uyku ve stres eksenleri (OSS ve HPA) üzerine etkilerini kısa vadeli olarak ortaya koymaktı. Materyal ve Metot: HPA eksen aktivitesi sabah uyandıktan sonraki 0, 15, 30 ve 60. dakikalarda tükürük kortizol düzeyi ölçülerek belirlendi (kortizol uyanma yanıtı, KUY). OSS aktivitesini belirlemek için elektrokardiyogram kayıtlarında (5 dak) kalp hızı değişkenliği (KHD) hesaplandı. Tez kapsamında 6 deneme yapılarak, KUY ve KHD üzerine: (1) Uyku süresi kısıtlamasının (n=52) ve (2) uyuma periyodu değişmesinin (n=42) etkileri ile uykudan önce (3) egzersiz yapılmasının (n=20) veya (4) yüksek kalorili diyet tüketilmesinin (n=17) veya (5) ekran seyredilmesinin (n=22) etkileri belirlendi ve ayrıca (6) KHD-uyku-KUY ilişkileri (n=48) incelendi. Bulgular: KUY, uyku süresi kısıtlandığında düşük iken uyuma periyodu geciktiğinde veya uykudan önce yüksek kalorili diyet tüketildiğinde yüksek bulundu (p 0.05). KHD genel olarak değişiklik göstermedi fakat egzersiz sonrasında azaldı (p<0.05). Sempatik aktivite uyku bozukluğu ile pozitif ilişkili (R2=0.284) iken uyku bozukluğu da KUY'la pozitif (R2=0.278) ilişkiliydi (p<0.05). Sonuç: Modern yaşamdaki değişimler, her iki stres ekseninin fonksiyonunda sapmalara yol açtığından, günümüz hastalıklarının (örn. obezite, uyku sorunları, kardiyovasküler hastalıklar) fizyopatolojik mekanizmalarının incelenmesinde bu parametrelerin önemli belirteçler olabileceği değerlendirildi.